Categories
Uncategorized

kapıcının oğlu…

kapıcının oğlu…
Selam ben 30 yaşında minyon, sarışın ve hoş bir kadınım. Tabiri caizse tam bir azgınım ve en büyük şikayetim de kocamın seyahate gittiği uzun günler. Yine sıcak bir yaz günü kocam seyahate gitmişti. Dört gün olmuştu ve birkaç gün daha kalması gerekiyordu. Ben artık iyice azmıştım ve dayanamıyordum. O gün kendi kendimi tatmin etmeye çalıştım ama ne yapsam amıma girecek bir sikin yerini tutmuyordu. Soğuk duşun altına girdim, tam çıkmıştım ki kapı çaldı. Kapıcının servis saatiydi, kaçırmayayım diye aceleyle ıslak ve çıplak vücuduma kısacık geceliğimi geçiriverdim. Kapıyı hafifçe arkasına saklanarak açtım. Kapıda ara sıra babasının yerine servise çıkan 18 yaşındaki oğlu duruyordu. İhtiyaçları sıralarken ıslak saçlarımdan süzülen sularla ıslanmış geceliğimden olduğu gibi göğüslerimin göründüğünü fark ettim. Hamit kıpkırmızı olmuştu ama göğüslerime kaçamak bakışlar atmaktan da alamıyordu kendini. Bir an neden olmasın diye geçti aklımdan. Hoş, yaşına göre güçlü kuvvetli bir çocuktu. Hiçbir kadına dokunmadığından emindim. Artık kapı arkasından tamamen çıkmıştım ve dikilmiş göğüslerime aldırmıyordum. Cüzdanımdan para almak için özellikle iyice eğildim. Donsuz götüm ve amımın gözler önüne serildiğini biliyordum. Arkamda Hamit’in soluğunu koyverdiğini duydum. Çocuk eli ayağı dolanmış bir şekilde parayı aldı, istersen benimkileri en son getir acele etme dedim. 15 dakika sonra Hamit kapıdaydı tekrar. Elinde bir tek benim istediklerim vardı, belli ki en son bana uğramıştı. Banyo çeşmesinde bir sorun var içeri gelip bir bakar mısın diyerek içeri aldım. Yatak odasındaki banyoya doğru yönlendirdim. Yatak odasına gelince önüne geçip banyo kapısına dayandım. Üzerimdeki varlığıyla yokluğu bir olan geceliği sıyırıverdim üzerimden. Hamit karşımda duruş şok geçirmiş gibi bakıyordu. . Daha ne kadar bakacaksın dedim ve elinden tutup yatağa çektim. Belli ki bu ilk olacaktı. Böylesi daha zevkliydi benim için. Bacaklarımı ayırıp sırt üstü yattım. Kaymak gibi amım nabız gibi atıyordu. Hamit’i çektim ve başını amıma bastırdım. Haydi şimdi yala dedim. Acemice yalamaya başladı. Dondurma yalar gibi yala dedim. Amımı bir uçtan bir uca yalıyordu. Elime iyice ayırdım amımı ve delikten içeri dilini sokmasını istedim. Her istediğimi yapıyordu. Dilini sokup çıkarmaya başladı ve ben günlerdir biriktirdiğim azgınlığınla kasıla kasıla orgazm oldum. Hala giyinikti Hamit bir hamlede soyuverdim. Yaşına göre kocaman bir siki vardı, çok kalındı. Ve dimdik olmuştu. Hemen boşalacağını biliyordum. Yine sırtüstü yattım ve üzerime çektim sikini elime alıp amıma sürtmeye başladım. Deli gibi soluyordu üzerimde, sürtmeyi bırakıp sokuverdim amıma. Bir çığlık koyuverdi küçük sikicim. Kalçalarımı kaldırıp indirdikçe o da pompalamaya başladı hızlı hızlı ve hemen fışkırmaya başladı. İçimde çağlayan vardı sanki, sıcak sıcak boşaldıkça ben yeniden orgazm oldum. Sikini çıkarıp yalamaya başladım. Daha dakikasına dimdik oldu. Haydi şimdi göğüslerimi yala dedim, sanki yiyiyordu göğüslerimi. Isırıyor yalıyor hepsini ağzına sokmaya çalışıyordu. Elini alıp amıma götürdüm yoğurmaya başladı hemen. Hamiti itip yatağa sırtüstü yatırdım. 69 pozisyonunda üstüne yatıım ve sikini yalarken amımı ağzına bastırdım. Çabuk öğrenen Hami,t hemen yalamaya, dilini . amıma sokup çıkarmaya başladı. Dil yetmiyordu. Az önce içime fışkırtan o kalın siki istiyordum hemen döndüm ve Hamit’in kapkalın sikinin üzerine oturdum. Daracık amıma kayarak girdi. Deli gibi zıplıyor, dibine kadar sokup sokup çıkarıyordum siki. Bir yandan da kendi kendime göt deliğimi parmaklıyordum. Hamit tekrar boşalırken ben artık deliler gibi . kasılıyordum. Sikini çıkarıp fışkıran spermlerini üzerime tuttum ve karnıma göğüslerime sıvadım. Bir süre soluklanmak için yanına yattım. Ama hala doymamaıştım. Bir kere de o kapkalın siki göt deliğimde istiyordum. Toy sikicime baktım hala dimdikti siki. Siki yalamöaya başladığımda koskocaman oldu. Sokuyor çıkarıyordum ağzıma, uzun uzun yalıyordum Hamit inliyordu. Haydi şimdi götümden sik beni dedim. Gözleri faltaşı gibi açılmış baktı yüzüme. Daha çok zevkli olacak dedim ve yatakta dört ayak üzerinde domaldım. Hamit önce götümü yalamaya başladı. Yanakları hafif hafif ısırıyordu. Ben o kalın siki hemen götümde istiyordum. Haydi sok şunu dedim. Göt yanaklarımı kopacak kadar ayırdı, yalamasıyla ıslanan götüme dayadı sikini. Kalın sik acıtıyordu ama ben az sonra alacağım zevki düşünüyordum. Haydi haydi dememle köküne kadar sokuverdi…bir çığlık çıktı ağzımdan çok canım yanmıştı ama inanilmaz da zevk almıştım bu hoyratlığından. Hamit gidip gelmeye başladı, karnımdan dolaştırdığı eliyle de amımı yoğuruyordu. Aynadan kendimize baktığımda daha çok tahrik oldum. Hamit götümü ayırmış . deli gibi sikiyordu beni. Gittikçe hızlanıyordu ve orgazm oldum tekrar tekrar. Genç sikicim boşalmak bilmiyordu. Birden iyice hizlandi ve hırıltılarla götüme fışkırmaya başladı. Götüm sıcacık dolmuştu. Artık yorulmuştuk. Hamiti yüzünde bir sırıtmayla yolladım. Şimdi her öğlen geliyor ve beni sikiyor.

Categories
Uncategorized

plajdaki otobüs

plajdaki otobüs

Tekrar merhaba geçen hikayemde bahsettiğim tatide eniştemle yaşadığım beraberliğin iki hafta sonrasında olan ilginç olayı bu hikayemde sizinle paylaşmak istiyorum.
Anlattığım gibi beni odamda porno izlerken yakalayan eniştem beni tam anlamıyla fena becermişti. Daha sonraki günlerde eniştem devamlı bir bahaneyle işten kaçıp eve geliyor ve beni o an nerde yakalarsa orda beceriyordu ikimizde bu işten çok zevk alıyorduk. Hem teyzemde rahatlamıştı eniştem artık üzerine gitmiyor tüm cinsel açlığını benim üzrimde gideriyordu doğrusu benide her bakımdan müthiş doyuruyordu.
Bundan iyisi olamaz herhalde diye düşünüyordum taki o haftasonu akşamına kadar
O hafta sonu cumartesi akşamıydı yine sabah plajda geçirmiş erkeklere tüm güzelliklerimi göstermiş ama onları ağızlarının suyu akar vaziyette plajda bırakmıştım nasılsa eniştem beni doyuruyordu
Bende özellikle deliğime vazelin sürüyordumki heran ilişkiye hazır oliyim diye Gerçi haftasonu olduğu için iki gündür eniştem kaçamamıştı.Derken telefon çaldı eniştemdi bebeğim seni çok arzuluyorum ama işler burda çok yoğun teyzende bahanelerimiden şüpheleniyor zaten gelirsem anlıyabilir söz yarın sana mükemmel bir gün yaşatıcam dedi. Biraz moralim bozulmuştu iki gündür becerilmemiş ve fena halde azmıştım kendimi çok hazırlamıştım o akşam düzülmeye hem ruhen hem fiziken tatil yerlerinde olanlar bilir güneş deniz gıda derken insanın libidosu çok yükseliyor.
Böyle bir hayal kırıklığı yaşarken belk**e bilinç altı arzularım dvranışlarımı tetikledi ve sahilde dolaşmaya karar verdim. Gerçi bizim bulunduğumuz bölgede akşamları sahil tenha oluyordu eniştemle teyzem biz olmadan akşam dolaşma sahilde içki içen serseriler oluyo diye uyarmışlardı.
Sahile evin balkonundan baktım kimse gözükmüyordu bundanda cesaret alarak askılı elbisemde üzerimdeyken sahilde yürümeye başladım.İlerde eski bir otobüs görünüyordu. Bu otobüsü plajda büfe gibi kullanmak için getirmişler ama belediyeden ruhsat çıkmayınca kalmış sabahları plaja gelen çocuklar içinde oyun oynuyor akşamlarıysa bazen gençler bira içiyordu. Otobüsün bulunduğu yere yaklaşınca otobüsün içinden loş bir ışık geliyordu belliki orada biri yada birileri vardı. Biraz daha yaklaşınca garip kahkahalar geldiğini farkettim ve mümkün olduğunca deniz tarafından gitmeye başladım birazda korkmuştum tam otobüsün olduğu yere yaklaşınca çok ilginç bir görüntüyle karşılaştım. O haftasonu amerikan uçakgemisi antalyayı ziyaret etmişti ve böyle liman ziyaretlerinde askerler çarşıya çıkıyordu ve genellikle gece kulübü ve barlarda dağıtıyorlardı ve karşımda muhtemelen onların en azıtanlarından üç tane iriyarı zenci asker duruyordu postalları ve pantolonları üzerlerindeydi ama üçüde tshirt lerini çıkarmıştı künyeleri vücutlarına yapışmıştı.Adamlar o kadar iriydiki hem korkmuş bir yandanda tahrik olmuştum. Beni farkettiler ve birbirlerine beni işaret ettiler garip seler çıkartıyorlardı ve ban doğru bağırmaya başladılar elleriyle gel işareti yapıp birayı gösteriyorlardı babe lafıyla bitiyodu cümleleri gülümsedim ve elimi iki yana olmaz der gibi salladım
yüzleri biraz düştü. why falan demeye başladılar ama neden bilmem biraz ileri gidip orda durdum onlardan uzaklaşmadım yani bundan cesaret alan biri yanıma geldi ve benimle konuşmaya başladı ben anlamadığımı belirtir bir şekilde kafamı iki yana sallıyordum ama adamın çıplak ve iri gövdesinin çekimindende kurtulamıyordum.Ama dil olarakda dediklerinden hiçbirşey anlamıyordum sonra diğer arkadaşı geldi ve oda ona bişeyler söyledi tam dönüp gidiyorlardıki benim bakışımı farketti ve birden ani bir hareketle beni kucaklayıp ayaklarımı yerden kesti.Diğer arkadaşları yes man diye nara attılar. Müthiş tahrik olmuştum ama aynı zamanda korkuyordum üç tane iri zencinin bana yapbilcekleri beni hem heyecanladırıyor hemde korkutuyordu. O an için gözlerimi tutkuyla yummuş ve adamın boynuna sarılmıştım gözlerimi araladığımda otobüsün içindeydim arka tarafa doğru ilerliyorduk üçüncü kişi otobüsün kapısını içerden kapadı içeriyi küçük bir lamba loş şekilde aydınlatıyordu ve camlarına boya yapıldığı için dışardan birinin bizi görmesi mümkün değildi artık burada yaşanacaklardan kaçamıycağım noktaya geldiğimi anlamıştım.beni kucaklamış olan yavaşça ayaklarımın üzerinde yere bıraktı beni ve arkama dolanıp vücudunu bana tüm sertiğiyle yasladı ve iki eliyle ellerimi tutup havaya kaldırdı ayakta tutunmak için yapılan tutacakları tutmamı sağladı aniden elleriyle göğüslerimi sertçe avuçladı bunu yaparken önününde sertçe kalçalarıma bastırdı inanılmaz tahrik olmuştum.diğeri önüme çömeldi ve baldırlarımı okşamaya başladı ve kilodumu iki tarafından yakalayarak aşağıya çekti kafasını önüme götürdü ve birden o kalın dudakları önümde hissettim adam hey man suprise dedi ve bir şeyler daha söyledi diğerleri memnun bir ifadeyle kahkaha atarak ok no problem dediler. Önümdeki adam müthiş bir şekilde önüme yapışmış dudakları ve diliyle beni emiyordu parmakları arka deliğime temas edince yine şaşkınlık yaşadı wet so wet dedi its fantastic diye ekledi arkamdaki kulak memlerimi boynumu emiyor göğüslerimi avuçluyor tüm sertliğini bana hissediyordu aradada arkada olmasına rağmen oradan dudaklarımın tamamına hakim olacak şekilde dudaklarıyla yapışıp vantuzluyor dilini ağzımın içinde hareket ettiriyordu zevkten bitiyordum deliğim o kalın parmağın çalışması sonucu sırılsıklam olmuştu. Gözlerimi zevkten inlerken yana kaydırdığımda gözlerime inanamadım üçüncü adam soyunmuştu önünde resmen şimdiye kadar gördüğüm en kalın sopa dimdik duruyordu. Arkadaşlarına seslendi bişeyler söyledi onlarda ok diyerek beni arka koltuğa götürdüler. Arkamdaki adam beni koltuğa yaslayıp bacaklarımı omzuna aldı ve diliyle önümü yalamaya ve deliğimi parmaklamaya başladı Biraz önce soyunan o muhteşem aletli adamsa önüme doğru geldi ve saçlarımdan kafamı yakalayıp ağzıma verdi ama ancak başı kadarını ağzıma alabiliyordum arada çekiyor gövdesini yalatıyordu diğer adamda diğer taraftan yanaştı ve oda kafamı kendi aletine doğru çevirdi inanılmaz bir şeydi biraz önce başını bile ağzıma sığdıramadığım adamınkinden biraz daha kısaydı ama nerdeyse 1.5 kat daha kalındı.ve ancak tepesini yalıyabiliyordum
ve içime girdiklerinde bende yaratıcakları depremi düşündükçe korkuyla karışık müthiş bi tahrik duygusuna kapılıyordum ilk onlardan birinin gireceğini beklerken önümdeki yalamayı kesti ve pantolonunu kilodunu sırayla indirdi karşımdaki alet enaz önceki ikisi kadar muhteşemdi ve deliğime dayadı itmeye çalıştı ama ben acıyla inleyince arkadaşına birşey söyledi adam aletinin başını tamamen ağzıma soktu işte o an önümdeki ileri doğru abandı o kalın borunun yarısı niçimdeydi ama sanki içime ormandan kocaman bir ağaç sokmuşlardı biraz bekledi ve hareket etmeye başladı arka deliğim dağılmıştı ama ağzım dolu olduğu için sadece inliyebiliyordum dudaklarımın bu kasılmasıda ağzıma vermiş olan adamı tahrik ediyordu. adam ileri geri gittikçe deliğim alışmaya başladı sonra sonuna kadar kökledi ve acaip zevk aldım artık zevkten bulutlarda uçuyordum arka deliğim ıslaklığın etkisiyle şarıltılı sesler çıkarıyordu daha sonra içimden aletini çıkardı ve yana geçti diğer adamlardan bir beni kaldırıp arka cama yüzüm gelicek şekilde domalttı ama arka camı göremiyordum çünkü diğeri kasıkları ve müthiş aletiyle önümde duruyordu arka deliğime dayanan şeyin kalınlığı bunun hangisi olduğunu anlamamı sağladı çok kalındı bu biraz önce sakso bile yapamadığım olmalıydı ve tek hamlede yarısını soktu artık duygularımın kontrolü benim elimden çıkmıştı müthiş bir şekilde düzülüyordum bir süre sonra aralarında garip konuşmalar geçti sonra arkamdaki içimden çıkmadan beni havaya kaldırdı havada kucağında hoplatıyordu sonra yine aynı şekilde çömelip yere sırtüstü yattı hala içimdeydi ve pompalamaya devam ediyordu birden önümde bir karaltı gördüm buna inanamıyorum deliğim tamamen dolu olmasına ve sıfır çekmesine rağmen bir ikinci alet dayanmış ve onu zorlamaya başlamıştı ben no no please dememe rağmen dinlemiyorlardı deliğim acaip sızlamaya başlamıştı ama aynı zamanda boğum boğum çözülüyorduda bir kaç saniye sonra başı girdi artık tamamen dağılmıştım ve adam ileri doğru abanarak tamamını içime sürdü artık bu işin dönüşü yoktu ve tamamen işler çığrından çıkmıştı hareket ettikçe artık kasılamayan deliğim sadece şarıltılı dağılma sesleri çıkartıyordu ve üçüncü kişide zevk çığlıklarımı engellemek için ağzıma vermişti bir süre sonra adamlar garip sesler çıkarmaya başladılar yes I m coming diye ve birden içimden çıktılar beni dizlerimin üzerine çömeltip önümde 31 çekmeye baladışlar ve seri ve ardı ardına patlamalar gelmeye başladı sanki bir volkan üzerime patlıyordu ağzımın iki kere dolması ve hepsini yutmamı bir kenara bırakın yüzüm meniden nerdeyse görünmüycek haldeydi göğüslerimin üzeri ve göbeğimde adeta meni duşu yapmıştım benim titrediğimi ve biraz önceki düzülmenin etkisiyle ayakta yürümekte zorlandığımı görünce beni birisi kucağına aldı ve denize götürdü akşam saati deniz sıcak olur orda beni yıkadı ve yine kucağında otobüse getirdi orda kilodumu ve elbisemi bulup bana giydiriler ve beni yolcu ederken üçüde telefon numaraları ve isimlerinin yazılı olduğu bir kağıt verdiler amerikaya gidersem aramam için.Sizce gidersem aramalımıyım kendi kendime kaşınmış olmazmıyım.

Categories
Uncategorized

Kızımın İngilizce Öğretmeni

Kızımın İngilizce Öğretmeni
Ben Kurtuluş. 38 yaşında, eşine ve kızına düşkün tipik bir aile babasıyım. Size anlatacağım olaylar yaşandığı sırada liseye giden kızım Hülya kolejde okuyordu. Eşimle beraber kızımızın iyi bir eğitim alması için hiçbir masraftan kaçınmıyorduk. Yabancı dil, iş bulmak için önemli bir artı olduğundan kızımızın öğreneceği dili de, anadilde konuşanlar gibi telaffuz edebilmesini istiyorduk. Tam da bu nedenle kızımızı sadece yabancı öğretmenlerin dil eğitimi verdiği bir koleje yazdırmıştık. Kızım, başarılı ve yabancı dile de yatkın bir öğrenciydi, okuldaki hocaları tarafından da seviliyordu. Bu hocalardan biri de ta Chicago’dan gelip İstanbul’a yerleşen Thomas adında, sarışın, yeşil gözlü ve hafif tombul bir Amerikalı dil öğretmeniydi. Ben Thomas ile veliler toplantısında tanışmıştım ama teke tek çok fazla bir şey konuşma fırsatı bulamamıştık. Bu toplantılar ayda bir kez yapılmasına rağmen, eşim “Ne konuşacağım ki ben öğretmenlerle Kurtuluş hayatım, zaten hep aynı şeyler. Hem senin İngilizcen de var, sen git ikimizin yerine konuş”, diyerek birkaç ay sonra bu işi tamamen bana yıkmıştı. Aslında o yabancı hocalar da velilerle konuşup anlaşacak kadar Türkçe öğrenmişlerdi ama eşim karanlıkta araba kullanmayı da sevmezdi. Bu toplantılar okul günü sona erip de öğrenciler evlere dağıldıktan sonra akşam saatlerinde yapıldığı için de toplantı bitene kadar hava da kararıyordu. Yine bir veliler toplantısına daha tek başıma gitmiştim. Kızım Hülya yine her zamanki gibi göğsümü kabartmıştı duyduklarımla. Okuldan eve dönmek için okulun otoparkından arabayı çıkartırken hocalardan birinin yakınlardaki otobüs durağında beklediğini gördüm. Bu Thomas hocaydı.

“Hocam, buyrun sizi gideceğiniz yere kadar götüreyim”, dedim. “Ben otobuse bekleyor, teşkürler ettim”, dedi bozuk Türkçesiyle. “Buyrun lütfen, boşu boşuna beklemeyin”, diyerek hocayı arabama binmeye ikna ettim. Yolda giderken haliyle kızımdan bahsettik. “Ben Hulya çok seviyor, çok akıllı orenci”, diyordu. Adımı kolay söyleyemediği için bana kısaca “Kurt” diyebileceğini söyledim. Sohbetin geri kalanında rahat etmesi için ben de İngilizce konuştum onunla. Evli olup olmadığını sorduğumda, evli olduğunu ama eşinin de kendisi gibi öğretmen olarak dünyayı dolaştığını anlattı. Beraber de epeyce ülke gezmişlerdi ama Thomas Türkiye’yi özellikle görmek isteyince eşi burayı yeterince güvenli bulup ona katılmamıştı. Oysa Thomas Türkiye’nin oldukça güvenli olduğunu, hiçbir sıkıntı yaşamadığını söyledi. Yine de Amerikalı’yım diye kendini tanıtmaktan kaçınıyordu ne olur ne olmaz diyerek. Eşine bir bayan olduğu için hak verdiğimi söyleyince güldü ve Türkçe konuşmaya döndü yeniden, “Bende eş kadın yok Kurt bey”, dedi, “Eş erkek var bende”… Şaşırmıştım ama tutucu biri olmadığım için kötü bir tepki de vermedim. Yabancı ülkede bu tür evlilikler yasaldı artık. Ona bizde bunun henüz yasal olmadığını, hiç eşcinsel biriyle tanışmadığımı söyledim. “Çok var burda ya ben gibi”, dedi, “Evli gey var, olmyan gey var…”. Gideceği yere varmıştık, bir sitede oturuyordu. “Ben burda inmek uygun olabilir… Ama… Siz lutfen bıyrun, kahve içmek var şimdi bende”, diyerek beni evine davet etti. “Vakit geç oldu Thomas, başka bir zaman mutlaka”, dedim hemen. “Pekitamam”, dedi komik bir şekilde ve inmek için arabanın kapısını açtı. O anda şeytan beni dürttü, “Tamam, bir kahveni içerim Thomas”, dedim.

Yukarı çıktık, Thomas güzel bir kahve yaptı ikimize. Kahvenin yanında kendisinin yaptığını söylediği ıslak bir çikolatalı kek de ikram etmişti. Televizyonu içeri girer girmez açmıştı hemen, yabancı bir haber kanalını izliyor üzerine İngilizce sohbet ediyorduk. Ona burada tek başına yaşamanın zor olup olmadığını sordum. Bana İstanbul’da da arada sırada da olsa bazı erkeklerle görüştüğünü, hatta seks yaptığını söyledi. Ona eşcinsel seksi sadece pornolarda gördüğümü, bana pek hitap etmediğimi söylediğimde oldukça geniş bir porno arşivi olduğunu ve sevgilisinin yokluğunda bunlara baş vurduğunu belirterek elindeki kumandadan bana televizyona bağlı olan bir harici diskin içeriğini gösterdi. Çeşitli uzunluklarda olan bu pornoların isimlerinden az çok içeriğinin ne olduğu anlaşılıyordu. Bana hoşuna giden bir tanesini göstermek istediğini söylediğinde onu durdurmak istemedim. Kızımın İngilizce öğretmeniyle beraber porno izlemeye başlamıştık az sonra. Videoda azgın, kaslı ve kıllı vücutları olan bir eşcinsel çift çeşitli pozisyonlarda sikiştikten sonra birbirlerinin üzerine boşalıyordu. Çiftlerden biri ötekinin kaslı göğüslerinden spermlerini yalıyordu, içim bir tuhaf olmuştu. Thomas “Ben sperm yutmak çok seviyor Kurt bey”, dediğinde ise kalbim duracak gibi olmuştu. Eşim oral seksi hiç sevmediği gibi, yaladığı bir iki dakika içinde boşalsam da asla yutmazdı. “Ben de yutturmayı seviyorum”, dediğimde. Thomas yeşil gözlerini pantolonumun önündeki kabarıklığa çevirerek dudaklarını yaladı, “Ben senin sperm yutmak olabilir?…”, dedi. “Olabilir tabi ki”, dedim sanki daha önce yapmışım gibi, oysa hiçbir deneyimim olmamıştı bir erkekle. “Sen var daha önce yapmak böyle?…”, diye sordu. “Yok”, dedim, “Yapmadım”.

Yerinden doğrulup bacaklarımın arasına çömeldi, pantolonumun kemerini çözüp fermuarı açarken gözleri sürekli donumun içinde artık taş gibi olmuş kalın sikimdeydi. “Bu çok büyük ya… ben sunetli sik çok seviyor”, dedi. Tek eliyle donumu aşağı sıyırırken, öteki eliyle de sikimin gövdesini kavrayıp okşadı. Bunca yıllık karım böyle tutmuyordu bu siki. Bir anda sikimin üzerine eğilerek kafasını dudaklarının arasına gömdü Thomas hoca. Gözlerimi kapatıp karımın aynı açlıkla bu kalın et parçasını emdiğini düşünmeye çalıştım. Thomas hoca zaman zaman dilini taşaklarımın üzerinde de gezdiriyor, bunu yaparken de sikime mastürbasyon yapıyordu. Zevkten soluk alıp verişim değişmişti, “ınnhhh, ınnnhh” diye inliyordum sessizce. Thomas hocanın elleri ve ağzıyla yaptığı bu iç gıcıklayan şeyler ona koyu kıvamlı bol miktarda döl kazandıracaktı. “Thomas hoca sen sahlep nedir bilir misin?”, diye sordum, “Benim spermler sahlep gibi koyudur”. “Evet. Mmmm, ben salep çok seviyor ya, harika!”, derken açık olan ağzına sikimi sağıyordu Thomas. Birden fışkırtmaya başladım. Thomas hoca diliyle fışkıran spermleri toplayarak yutuyordu gözlerimin içine baka baka. Artık karımı hayal etmeyi bırakmıştım, Thomas’ın yaşattığı orgazmın tadını çıkarıyordum. Thomas damlasını ziyan etmeden spermlerimi yuttuktan sonra, “Çok nefis bir salep oluyor bu”, dedi, “Ya göt seviyor sen Kurt bey?”… Ağzı sikime doymuştu, sıra götünü tatmin etmeye gelmişti. Thomas’ın bana götünü ikram ettiğine inanamıyordum. Doğrulup evde giydiği eşofmanını sıyırdı ve altından muhteşem bir göt ortaya çıktı.

Şeftali gibi sarımsı tüylerle kaplı kalçalarını okşayarak yanaklarını ayırdım ve deliğine baktım. O kadar güzel görünüyordu ki. Karımınki gibi esmer değildi götünün deliği, pespembe kılsız ve tertemizdi. Sikilmeyi hak ediyordu. Thomas götünün deliğini yalayıp yalayamayacağımı sordu, ben yalayamayacağımı söyledim ama söyler söylemez de pişmanlık duydum bundan. Elimi parmaklarını deliğin üstüne koydu, “Sen sokabilir bunlar…”, dedi. Ben önce baş parmağımı sokup çıkardım, içerisi sıcacıktı ve deliğinin dudakları büzülüyordu ben parmağımı içeri ittikçe. Sonra işaret ve orta parmağımı soktum. Thomas inliyordu. “Senin sik istiyor bu göt…”, diyerek eliyle gövdesinden tuttuğu sike kondom takarak üstüne yavaşça oturdu. Thomas’ın göt deliği adeta içine aldığı sikimi ağız gibi emiyordu. O deliğin içinde saatlerce kalabilirdim. Sikimin üzerinde rodeo yapar gibi hareket ettiriyordu kalçalarını. Sırtı bana dönük halde taşaklarımı okşayarak kalın sucuğumu acıkmış deliğine yedirirken, “Kurt bey ben herkes böyle istemiyor. Senin yarrak ile yapmak çok güzel…”, dedi. Ayağa kalkıp onu koltuğa dayayarak sikmeye devam ettim. İngilizce eşinin penisinin büyüklüğünü sordum. Kocasının sikinin benimkinden 6 santim daha uzun ve biraz daha kalın olduğunu söyledi. Onun yokluğunda demek ki beninmkiyle de yetinebiliyor diye düşündüm. Kocasıyla en son aylar önce buluşup seks yapmıştı, bir haftasonu onun yanına İspanya’ya gitmişti. O zamandan beridir de sadece iki Türk’le yattığını söyledi. “Okuldan başka veliyle seks oldu mu?”, diye sorunca kesinlikle yapmadığını ama beni erkek olarak çok beğenip dayanamadığını söyledi. Artık boşalıp eve gitmem gerektiğini söyleyince Thomas hızlı hızlı kalçalarını sikimin üzerine doğru bastırıp çekmeye başladı. Ellerimi kalçalarına koyarak taşaklarıma kadar bastırdım. O bacaklarının arasından taşaklarımı gıdıklarken ben ne var ne yok boşalttım. Penisimi deliğinden yavaşça çekip çıkarırken, “Ohhhh kalın Türk siki yemek seviyorum”, dedi. Dönüp kondomu sikimden çekip içindekileri ağzına sıktı. Sonra da eğilip iyice hassaslaşmış olan sikimin başını emdi yeniden. Gerçekten de tam bir sperm delisiydi Thomas.

Ben eve dönene kadar saat çoktan 11’i geçmişti. Kızım, “Nerede kaldın baba?”, diyordu, “Annem pizza yapmıştı, soğudu seni beklerken”. Eşim her zamanki gibi televizyondaki yarışma programlarından birine dalmıştı. “Nihayet gelebildin Kurtuluş, nasıl geçti veli toplantısı?” Herşeyin yolunda olduğunu söyledim. Toplantıdan sonra patronla yemeğe çıktığımı, o nedenle geciktiğimi söyledim eşime. Mecburdum yalan söylemeye… Böylece yaza kadar her ay veliler toplantısından sonra Thomas’ı sikmek ve spermlerimle doyurmak için evine gitmeye başladım. Okul yıllık tatile girerken artık o da eşinin yanına gideceğini ve Türkiye’den ayrılacağını söyledi. Eşine benden bahsetmişti ve eşi de onu yokluğunda mutlu ettiğim için bana teşekkür ediyordu. Sonra Thomas gibi bir pasif bulmayı çok istedim ama Türklerle yapmak riski olduğundan bir türlü cesaret edip de böyle birini bulamadım. Zaman zaman gay profil sitelerine girdiysem de fazla uzun kalamadan hemen sıkılıp çıkıyordum üyelikten. Thomas’la arada internetten yazışıyorduk, ona kimseyi bulamadığımı söylediğimde bana İstanbul’da güvenilir ve temiz bir Türk arkadaşını ayarlayabileceğini söylediğinde çok mutlu olmuştum. Murat’la da bu şekilde tanıştım. Yaklaşık beş senedir bana Thomas’ı hiç aratmayan bu gençle gizli ve uzun süreli bir dostluğumuz var. Bu süre zarfında eşime birçok defa yalan söyledim ama artık kendimi kötü hissetmiyorum. Çünkü ne eşime, ne de kızıma karşı sorumluluklarımı hiç aksatmadım. Eşimle artık cinsel bir hayatımız kalmamasına da üzülmüyorum çünkü onunla asla yaşayamayacağım zevkleri paylaşabildiğim Murat var artık. Artık benim iki tane eşim var diyebilirim rahatlıkla. Bu iki farklı yaşamı birbirinden net bir şekilde ayırabilecek olanlara kolaylıklar, asla cesaret edemeyecek olanlara ise bol sabırlar diliyorum sadece.

Categories
Uncategorized

Sikilme Günlüğüm (3)

Sikilme Günlüğüm (3)

Sikilme Günlüğüm (3)

Sabah uyandım. Dün gece yaşananlar halen kafamdan silinmemişti ama artık buna daha fazla kafa yormak istemiyordum. Juli beni duyduysa zaten iş işten geçmişti, yapacak bişey yok artık diye düşündüm. Banyoya girip bir duş aldıktan sonra, altıma iç çamaşırımı ve kısa bir şort, üstüme de sadece bir kolsuz t-shirt giyerek içeri gittim. Mike yoktu ve Juli tek başına kahvaltı yapıyordu. Hiç bişey olmamış gibi “Günaydın” diyerek yanına oturdum, bir kahve aldım. Juli de gayet normal davranıyordu. Dün akşam açılan konu hakkında hiçbir şey söylemedi o da. Gündelik bikaç sohbetten sonra okula gideceğini söyledi ve çıktı.

Bu şekilde günlerimiz geçiyordu. Ben hem kendime yeni bir arkadaş çevresi edinmeye başlamıştım, hem yaşadığım yeni çevreye ayak uydurmaya çalışıyordum. Bir yandan okul hayatı bir yandan da gündelik uğraşlarımla güzel bir hayat düzeni kurmuştum. Mike yine arada sırada bizde gelip kalıyordu ve geceleri Juli’nin odasınında gelen sesleri kıskanır bir şekilde dinlerken, dildom ve parmaklarımla kendimi teselli etmekten başka bişey gelmiyordu elimden. Bu arada, geçen bu sürede, her fırsatta “Mike’ın sikini görebilir miyim acaba” diye planlar da kuruyordum kafamda. O banyoya gittiği zamanlarda kasıtlı olarak sık sık banyonun kapısının önünde geçiyor, telefonla konuştuğumda, banyo kapısını görebileceğim şekilde bir yerde durup konuşuyordum. Belki bir ihtimal, banyodan sonra odaya geçerken, birkaç saniyeliğine dahi olsa onu çıplak görebilmeyi umuyordum. Bu sayede Juli’yi bağırta bağırta siken yarrağın nasıl birşey olduğunu görmeyi çok istiyordum.

Birgün, hayalini kurduğum bu an gerçekleşti. Mike banyoda duş almış, suyun sesi kesileli bikaç dakika geçmiş olmasına rağmen halen dışarı çıkmamıştı. Banyonun kapısını çok net görebilidiğim bir esnada, Juli odasından çıkıp, benim orada durduğumu farketmeksizin banyoya yöneldi ve kapıyı açarak içeri girdi. Tam o sırada Mike, elinde havluyla vücudunu kuruluyor ama henüz tamamen çıplaktı. Vücudunu profilden görüyordum ama gördüğüm manzara müthişti. Gayet düzgün fiziği ve çok abartılı olmayan kaslarıyla bir heykel gibiydi adeta. Bacaklarının arasında ise, sarkık halde duran siki kelimenin tam anlamıyla “sallanıyordu”. İnik haliyle bile çok çekici ve uzun görünen bu sikin kalkmış halini neredeyse tahmin edebiliyor, gözümde canlandırabiliyordum. Kapının hafif aralık kaldığı birkaç saniye boyunca gördüğüm manzarayı hafızama kazıdım ve ne Mike’la ne de Juli’yle o anda göz göze gelmek istemediğim için hemen toparlanıp odama geçtim.

Şu ana kadar yan odadan duyduğum seslerin üzerine, uzun zamandır merakla karşılaşmak istediğim manzarayı nihahet görmüş olmanın mutluğuyla karşı konulmaz bir arzu ve istek hissetmeye başladım içimde. Mike’ın sikini ben de istiyordum. Juli’yi siktiği gibi, beni de bağırta bağırta siksin, beni buraya geldiğim günden beri kendimi teslim ettiğim dildodan artık kurtarsın istiyordum. Gerçek bir yarak tarafından sikilmeyi, hele ki büyük bir yarak tarafından sikilmeyi gerçekten özlemiştim. Oda arkadaşımın sevgili olması filan da umurumda değildi. Bi şekilde, bir yolunu bulmam gerek diye bir düşünceye kaptırdım kendimi.

Aradan geçen bikaç günün ardından, bir Cumartesi akşamı Juli’yle evde oturuyor ve içki içiyorduk. Mike o haftasonu basketbol maçı olduğu için şehir dışındaydı ve eve gelmedi. İçkinin de etkisiyle, sohbetimiz bir süre sonra özel hayatımız, erkek arkadaşlarımız vs. gibi konulara gelmeye başladı. Birden, hiç beklemediğim bir anda Juli “buraya geldiğin ilk günlerde, seni mastürbasyon yaparken duydum, Mike’ı sayıklayarak kendini tatmin ediyordun” dedi. O anda, aradan geçen zaman boyunca bu konu hakkında hiçbirşey de düşünmemiş olmamın etkisiyle dondum kaldım. Hangi günden bahsettiğini tabi ki çok iyi biliyorum, ikimiz de biliyorduk. Ağzımdaki son yudum içki, boğazımda kilitlendi kaldı. Ne diyeceğimi bilemedim. Juli’nin suratına baktığımda, hiç de bunu dert eden bir ifade yoktu ama yine de tedirgindim.

Sonra sözlerine devam etti;
“Merak etme, bunun için sana bişey söyleyecek değilim. Sonuçta hemen hemen her gece yan odanda sevişiyoruz ve senin de bizim seslerimizi duyduğuna neredeyse hiç şüphem yok. Dolayısıyla, buraya geldiğinden beri en çok gördüğün, neredeyse birlikte yaşadığın tek erkek de Mike olduğuna göre, onu düşünerek mastürbasyon yapmanda bi sakınca görmüyorum ben. Yalnız, aklından sakın çıkarma, o benim erkeğim, sakın elimden almaya kalkma” dedi ve güldü.

Bunu söylerken o kadar neşeliydi ki, bir yandan bu durumdan hoşlanmış olduğunu, bir yandan da gerekli mesajı vermiş ve beni tatlı bir dille ikaz etmiş olduğunu hissettim. Onun bu rahatlığı beni de çok rahatlattı çünkü normalde, bugüne kadar Türkiye’de edindiğim arkadaş çevremden biriyle aynı bu durumu yaşasaydım muhtemelen “bana bak orospu, senin saçını başını yolarım, sevgilimin adını dahi ağzına alma bir daha” seviyelerinde bir tartışmanın içinde bulurdum kendimi.

Juli’nin bu rahatlığından istifade ederek, ben de artık “ne olacaksa olsun” diye düşünüp, ki sanıyorum içkinin de verdiği bir özgüven vardı üstümde, anlatmaya başladım;
“Juli, o gün beni duymuş olabileceğinin farkındayım, gerçekten üzgünüm, ama dediğin gibi, buraya geldiğimden beri her gece sizin sesinizi duyuyorum ve kendi ihtiyacımı giderebilmek için şu an için yapabileceğim tek şey, mastürbasyon. O gün de o sözler döküldü ağzımdan, yoksa kötü bi niyetim yok elbette” dedim.

Bunun üzerine sohbetin yönü biraz daha değişti. Juli;
“O gün seni duyduğumu Mike’a da anlattım. Aslına bakarsan her ikimiz de biraz şaşırdık. Bizim bildiğimiz kadarıyla, sizin ülkenizdeki kadınlar, dini faktörlerin de etkisiyle cinsellik konusunda biraz muhafazakarlar. Senden o şekilde sesler çıkararak mastürbasyon yapabileceğini beklemiyordum doğrusu. Her ikimiz için de sürpriz oldu” dedi.

Ben de kendisine bu konularda çok rahat bir ailenin kızı olduğumu, cinsellik konusunda Türkiye hakkındaki önyargılarının tamamen değil, ancak kısmen doğru olduğunu, benim cinsellik konusunda gayet açık fikirli olduğumu, bugüne kadar çok sayıda cinsel deneyimim olduğunu ve bu gibi konuları anlatırken beni hayretle dinledi. Gerçekten de bu insanların ülkemiz hakkındaki önyargıları inanılmaz seviyedeydi. Onların düşüncesine göre, Türkiye’de hiç bir kadın, evlenmeden önce cinsel ilişkiye girmez, hayatına sadece tek bir erkek girer, cinsellikle ilgili konuşmak bile tabu sayılır vs. vs. Bu konularda benim ne kadar rahat olduğumu gördüğünde şaşkınlığını gizleyemez oldu. Hatta kendisine bisexüel olduğumu söylediğimde, içkisinden büyükçe bir yudum aldı ve “ciddi olamazsın! artık bu kadarını da beklemiyorudum!” diye bağırdı.

Beni tüm şaşkınlığıyla dinleyen Juli;
“Peki, madem öyle sana birşey sormak istiyorum. Bizim Mike’la her zaman hayalini kurduğumuz birşey var. Aramıza başka bir kadın daha alarak, threesome olarak sevişmek istiyoruz. Bunu özellikle Mike çok istiyor gerçi ama, ben de birgün ikinci bir erkek istersem Mike’ın da bunu kabul etmesi şartıyla, aramıza bir kadın almayı kabul ettim. Sen bu eve ilk taşındığında, Mike’le senin hakkında konuştuk ama o zaman tüm bu anlattıklarını bilmediğimiz için, böyle birşeye asla sıcak bakmayacağını ve kabul etmeyeceğini düşünmüştük. Ama şimdi hem anlattıkların, hem de sanırım içkinin etkisiyle, sana bu konuda açılmakta sakınca görmedim nedense. Ne dersin, ilgini çeker mi böyle birşey?” dedi.

Kulaklarıma inanamadım o anda, gecenin ortasında gökyüzünde güneş doğmuş, günümü aydınlanmış, tüm dilek ve arzularım yerine gelmiş gibi hissettim kendimi. Uzun zamandır hayalini kurduğum, ama olabileceğine asla ihtimal vermediğim birşey, kendi kendine gerçekleşiyordu. Ben Mike’ın sikini Juli’nin haberi olmadan nasıl görebilirim diye planlar yaparken, şimdi Juli kendi elleriyle Mike’ı bana sunuyor, onunla sikişebilmem için bana bir bilet veriyodu adeta. Üstelik kendisi de bu işin içinde olacaktı. Bundan daha güzel bir teklif alamazdım herhalde. Eğer çok fazla içki içmiş olsaydım ve sarhoş olsaydım, bu duyduklarımın gerçek olmadığını, sadece bilinçaltımın “duymak istediğim sözler” olarak önüme koyduğu bir sanrı olduğunu düşünebilirdim. Ama hayır, bu kesinlikle gerçekti.

Juli’ye;
“Bu söylediklerine gerçekten çok şaşırdım inan, ve beni yanlış anlamanı istemem ama, bunu ne kadar çok istediğimi tahmin bile edemezsin. Tabi ki çok isterim” dedim.

Juli birden ayağa kalktı, telefonunu aldı, aradığı kişinin Mike olduğuna hiç şüphem yoktu. “Selam tatlım, nasılsın, bak sana ne diyeceğim, seninle konuştuğumuz konu vardı ya, evet o, ben o işi hallettim, tamam, ne zaman, tamam o zaman, yarın gece görüşürüz, seni seviyorum koca adam” dedi ve kapattı. Bu konuşmadan anladığım kadarıyla, bu akşam benimle bu konuşmayı yapmak için zaten önceden plan yapmışlar ve planları da istedikleri şekilde yürümüştü. Bana dönerek, “madem öyle küçük hanım, yarın akşam Mike burada olucak. Hep birlikte, unutulmaz bir gece geçirelim tatlım” dedi ve gülümseyerek mutfağa gitti.

Bir an için, odada yalnız kalınca, geçen 5 dakika içinde yaşanan ve konuşulanları düşündüm. Olanlara ve bundan sonra olabileceklere inanamadım. Az sonra Juli geri geldi. Şu ana kadar çaprazımdaki koltukta oturuyorken, şimdi benim oturduğum koltukta yanıma oturdu, yüzü bana dönük bi şekilde bağdaş kurdu. Bacakları bacaklarıma değiyordu, eliyle elimi tuttu ve devam etti;

“Peki, anlat bakalım bana, Mike’ı düşünerek mastürbasyon yapmak güzelmiydi, kendini sadece Mike’la sevişirken mi hayal ediyordun yoksa ben de var mıydım yanınızda, anlat bana” dedi. Sesi kısık, her kelimesinde yüzü bana biraz daha yaklaşarak konuşuyordu benimle. Eliyle tuttuğu elimi, kendi bacağının üzerine götürdü ve bacağının okşayacağım şekilde hareket ettirmeye başladı. Gözlerine bakmak için yüzümü ona döndüğümde, git gide bana yaklaşan dudakları benim dudaklarımla birleşti. Küçük küçük öpücükler konuduruyordu dudaklarıma ve bir yandan da eliyle onu okşamam için bacaklarının üzerinde gezdiriyordu elimi.

Hiçbirşey söylemedim. Onun hareketlerine karşılık vermeye çalışıyordum. Juli’nin nefes alışı gittikçe hızlanıyor, içinde bu bulunduğumuz bu durumdan ve az önceki konuşmalarımızdan onun da oldukça etkilendiğini fark ettiriyordu. Ben de en az onun kadar heycanlıydım aslında. İkimiz de gözlerimizi kapatmış, hafif nemli dudaklarımızı birbirimizin dudakları üzerinde gezdirip, sakin ve yavaşça öpüşüyorduk. Juli’nin ellerini belimde hissettim. Belimden kavramış, bütün vücuduyla kendini bana yaklaştırmaya çalışıyordu. Bir süre sonra, koltukta iyice yana ve aşağıya kaymış durumdaydım. Juli de neredeyse tamamen üstümde duruyor konumdaydı. Elleriyle önce göğüslerime doğru uzandı. Sütyen giymeden sadece üzerime geçirdiğim t-shirt’ün üstünden, sertleşmiş meme uçlarıma dokunuyor, göğüslerimin üzerinde elleriyle yuvarlak hareletler çizerek onlara doknuyor, okşuyordu.

Ben de artık iyice anın akışına bıraktım kendimi. Ellerimi Juli’nin boynuna dolayıp, tamamen üstüme çıkması için kendime doğru çektim. Sağ bacağımı koltuktan aşağıya indirip, sol bacağımı da koltuğun üst kısmına koyarak iyice bacaklarımın arasına girmesini sağladım. Masum ve yavaş öpüşmelerimiz yerini gittikçe sertleşen iştahlı öpüşmelere bıraktı. Birbirimizin dudaklarını emiyor, ısırıyorduk. Ben de ellerimi Juli’nin kalçalarına doğru kaydırdım. Üstündeki şortun içine elimi kaydırdım. İçinde iç çamaşırı yoktu ve avuçlarımla kalçalarını kavrıyordum. Kendime gittikçe daha fazla bastırarak, vücudunun tüm ağırlığını amımın üstünde hissetmek istiyordum. Juli de benim hareketlerime karşılık verip, üstümde ileri geri hareketler yapmaya başladı. Adeta beni sikiyormuş gibi, yavaş ve sakin bir şekilde hareket ediyordu üstümde.

Bir süre bu şekilde devam ettikten sonra, Juli birden doğruldu, tek hamlede üstündeki t-shirt’ü çıkarttı. Benimkine kıyasla oldukça büyük olan göğüsleri, gözlerimin önündeydi. Yine ani bir hareketle üzerime doğru eğildi ve göğüslerini yalayabileceğim şekilde ağzımın önüne getirdi. Gerçekten büyük göğüsleri vardı. Uçları, aynı benim göğüs uçlarım gibi sertleşmiş, her biri onları yalamam için bekliyor gibiydi. Sırayla önce birini, sonra diğerini dilimin ucuyla yalamaya başladım. Bu arada ellerim hala kalçasının üzerindeydi ve ellerimle uzanabildiğim kadar arkaya uzanıp, Juli’nin göt deliğine ve amına dokunmaya çalışıyordum ama elim yetişmiyordu. Ben göğüsleriyle ilgilendiğim esnada, Juli de elini benim şortuma götürüp, onu çıkarmaya çalışıyordu.

Kısa bir süre sonra, her ikimiz de çıplak kalmıştık. Juli, benden biraz daha uzun boylu, göğüsleri benimkinden kesinlikle daha büyük, yuvarlak kalçalı, benim kadar olmasa da ince belli sayılabilecek, beyaz tenli bir kadındı. Amının üstündeki tüyler kasıtlı olarak uzatılmış, ama üst kısımda kenarlarından çok düzgün bir şekilde traşlanmıştı. Amının dudaklarının kenarı ise pırıl pırıldı. Koltuğun üzerine oturdu ve bacaklarını yukarı çekip koltuğun kenarlarına dayadı. Gördüğüm manzara karşısında, hiç düşünmeden, yere, halının üzerine diz çöktüm. Bacaklarının iç kısımlarını yalayarak ve öperek, amına doğru yaklaşmaya başladım. Kendi amımı göremiyordum ama hissedebildiğim kadarıyla fazlasıyla ıslaktı. Juli’nin de benden bir farkı yoktu. Amının ıslaklığı, odanın tavanında yanan ışığın etkisiyle parlıyordu. Yüzümü amının üstüne kadar getirip, dilimle önce amının çevresini yalamaya başladım. Juli, inlemeye başlamıştı altımda. Daha henüz amına değmemiştim bile ama fazlasıyla tahrik olduğu ve zevk aldığı her halinde belli oluyordu.

Ona daha fazla işkence etmek istemediğim için, amını yalamaya başladım. Uzun zamandır bir kadınla birlikte olmuyordum ve bu tadı, bu kokuyu özlemiş olduğumu farkettim. Dilimle amının her tarafını, eksiksiz bir şekilde yalamaya çalışıyordum. Bir yandan da ellerimi Juli’nin vücuduna doğru kaldırmış, ellerimle kavrayamadığım kadar büyük olan göğüslerini okşuyor, onları sıkıyordum. Juli, her iki elini kafasının arkasında birleştirmiş, her anın, dilimin her dokunuşunun tadını çıkarmaya çalışıyordu. Bir süre sonra biraz daha hızlı hareketlerle Juli’nin amını yalamaya hatta dilimi amının içine sokmaya başladım. İşte o anda, Juli’den gelen sesler de yükselmeye başladı. Bu kadar kısa sürede, sadece onu yalamamla orgazm olabilir miydi acaba diye düşündüm kendi kendime.

Derken, Juli bacaklarını kapatarak doğruldu koltuktan, ellerimden tutup beni ayağa kaldırdı ve koltuğun üstünde domalttı. Elleriyle sırtımı, belimi ve kalçalarımı okşayarak arkama geçti. Bu sefer, aynı benim az önce dizlerimin üstünde durduğum gibi, o arkdamda diz çöktü. “Harika bir amın var, Mike bunu çok sevecek” diyerek yüzünü amıma yasladı. Diliyle, zaten sırıl sıklam olmuş amımı yalarken, burnu da zaman zaman göt deliğime değiyordu. O kadar iştahla yalıyordu ki beni, domalmış halde kıvranmaya başladım koltuğun üstünde. Elleriyle her iki kalçamı tutmuş, onları ayırarak yalıyordu ve arada sırada yukarı çıkıp götümün üstünde gezdiriyordu dilini.

Birden durdu Juli, elleriyle kalçamı ayırmış durumda, götüme baktığını farkettim. Göz göze geldiğimizde, “söylesene, anal seksten hoşlanır mısın” diye sordu. “Evet, çok severim” dedim kendisine. Bana Mike’ın göt sikmeyi çok istediğini, ama Juli’nin bunu yapamadığını, normalde daha önce göt siktirmek konusunda deneyimleri olmasına rağmen, Mike’ın sikinin boyutları yüzünden bunun mümkün olmadığını anlattı bana. İşte o anda bir kez daha anladım ki, Mike gerçekten iri bir sike sahipti. Bana “ben bugüne kadar onu arka deliğimden içeri sokamadım, ama eğer yarın gece bunu sen başarabilirsen, Mike sana tapacaktır. Yine de çok ümitlenme, onu bu küçük götüne alabileceğine çok ihtimal vermiyorum” dedi ve gülümseyerek yalamaya devam etti göt deliğimi.

O anda aklıma odamdaki dildo geldi. Dildom oldukça büyüktü bana kalırsa ama Mike’ın ondan bile büyük olma ihtimali var mıydı acaba? Banyoda, henüz kalkmamış sikini gördüğümde, kalkmış halinin büyük olacağı hissine kapılmıştım ama ne kadar büyük olabilirdi ki? Eğer öyle değilse, ve o dildoyu da başından taşaklarına kadar götüme sokabildiğime göre, yarın gece Mike’ın bana tapmasını sağlayabilirdim gerçekten. Bunları sadece kafamdan geçirdim ama Juli’ye de bişey söylemedim.

O gece bir süre daha Juli’yle sevişmeye devam ettik. Her ikimiz de, sadece birbirimizi yalayarak ve parmaklarımızla defalarca boşaldık. Ne kadar zaman geçtiğini bilmiyorum ama, ikimiz de tamamen çıplak vaziyette, vücudumuz birbirine karışmış bir pozisyonda, uyuya kalmışız. Gece bir ara uyandığımda, Juli’nin altından usulca kayarak kalktım ve mutfağa gittim. Bir bardak su içtikten sonra odamda yatmaya karar verdim. Juli’yi de uyandırmak istedim ama her ne kadar seslendiysem de uyanmak istemedi. Üzerine bir örtü örterek odama gittim.

Juli’nin bu kadar rahat bir kadın olması, erkek arkadaşını bile benimle paylaşabileceğini bilmek ve onunla uzun süre ev arkadaşı olarak birlikte olacağımı bilmek beni çok mutlu etmişti. Yarın gece olacaklar içinse, şimdiden heyecanlanmaya başlamıştım. Bir an önce yeni güne uyanmak ve Mike’ın geleceği saati beklemek için can atıyordum. Aklımın ucundan geçen türlü düşüncelerle uykuya daldım…

Üçüncü bölüm de burada son buluyor. Devamı gelicek. Takip edin 😉

BBC-Tiryakisi

Categories
Uncategorized

Cadde kızlarıyla grup seks keyfi

Cadde kızlarıyla grup seks keyfi

Merhaba ben Serdar, 24 yaşındayım, avukatım. Bu olay ben 18ime yeni girdiğim dönemde yaşandı. O zamanlar lise sona geçmiştim ve bildiğiniz üzere üniversite sınavı yılıdır aileler çocuklarının üzerinde daha da fazla baskı kurar ve o yılın cehennem gibi geçmesini sağlar. Bu baskıdan kurtulanlar iyi okullara gidebilir. Olay ailemin beni zengin bir ilçede butik bir dershaneye yazdırmasıyla başladı. Sınıfımız 9 kişlikti, benimle beraber yalnızca 2 erkek vardı sınıfta. Anadolu lisesinde okuduğum için burada gördüğüm kolejli kızlara hayranlık duyuyordum. Hepsinin fizikleri güzel, yüzleri bakımlı, ciltleri ise canlıydı üstelik hepsi cana yakın ve neşeli, arkadaş canlısıydı. Devlet lisesinde okuduğum için okuldaki kızlar o kadar güzel değildi, tamam aralarında çok güzel olanlar olsa da bu bir istisnaydı zengin kız güzelliği diye bir şey vardı. Sınıfta buse isimli çok deli dolu, enerjik bir kız vardı. Kendisi bazen çok sinir bozucu olabiliyordu ama ona kimse kızamıyordu. Ben ve Recep ile de muhabbet etmeyi severdi. Buse’nin Özge isimli onun gibi deli bir arkadaşı, Ömer isimli de bir erkek arkadaşı vardı. Çocuk 1.65 boylarında bıdırık bir şeydi, sürekli ortada terör estirir gibi gezerdi ama bize bulaşamazdı çünkü ben 1.80 boyunda 80 kilo ve hafif kaslı biriyim, Recep ise 1.90 ve 110 kiloluk bir yarma. İbnenin bize göz koyduğunu bilirdim çünkü Recep onun erkek arkadaşının XL hali gibiydi. Buse ise 1.75 boyunda ve zayıf bir kızdı. Buna rağmen memeleri B, götü de hafif çıkıktı, genelde çok açık giyinirdi. Dershanenin yaz ayında kolejli kızların giydiği kot şortlar, askısız bluzlar, crop top’lar ve mini etekler normalde bizim okulda yalnızca kaşar diye tabir edilen kızların giyebileceği şeylerdi. Ama üzerinde taşımak bir marifetti, zira giyindikleri zaman yollu gibi durmuyorlardı. Buse bunlardan da açık giyinirdi, manken gibi bir fiziği olduğu için şekilli bacaklarını, köprücük kemiğini, göğüs dekoltesini, düz karnını ve kırmızı ojeli biçimli seksi ayaklarını sergilemekten hiç çekinmezdi. Receple çoğu kez bir fırsatını bulup birçok kızı özellikle de Buse’yi eve atıp sikmek istediğimizden konuşurduk. Sene sonu geldi, sınava girdik, yaz tatili başladı. Ağustos sonlarına doğru Recep’i aradım, kendilerinin altınoluk’ta yazlığı vardı ve beni hem tatil için hem de o sene yapılacak festival için davet etti. Otogar’dan biletimi alıp yola çıktım, beni otogardan aldı ve eve geçtik. Annesi iş için istanbul’daydı anlayacağınız tüm yazlık bize kalmıştı. Konser zamanı yaklaşıyordu o arada instagram’dan Buse’nin fotoğraf attığını gördüm hemen Recep’in yanına koşup gösterdim, sonrasında nerede check-in yaptıklarını yer bildirim uygulamasından baktım. Yazlığın yakınlarında bir kafeydi. Hemen hazırlandık ve çıktık. Mekana geldiğimizde özge ve buse oturmuş hem yemek yiyor hem de dedikodu yapıyordu. Yanlarına gittik ve selam verdik sanki tesadüfen karşılaşmışız havası vermeye çalıştık. Masalarına oturduk ve muhabbet etmeye başladık, onlar da festival için gelmişlerdi, ne güzel hep beraber takılırız dedim. Kabul ettiler. Buse’ye erkek arkadaşını sordum gelmediğini söyledi, hatta Buse’ye gidemezsin, engelliyorum da demiş ama buse gibi bir kıza söz geçirmek kolay değil. Yani Ömer’e öfkeli olduğunu anlamıştık, bu işleri bayağı kolaylaştıracaktı. Konser’den önce boş bir gün daha vardı, bize plaja gitmek istediklerini, istersek onlara katılabileceğimizi söylediler. Balıklama atladık tabi. Ertesi gün onları kaldıkları otelden Recep’in annesinin arabasıyla aldık ve biraz uzaktaki çok bilinmeyen ıssız bir koya gittik. Hemen yerleştik ve güneş kremini sürmeye başladık. Buse Recep’ten sırtını kremlemesini istedi. Üzerindeki uzun plaj kıyafetini çıkartınca ikimizin de gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Buse’nin fiziğine aşinaydık fakat ilk defa bikiniyle görüyorduk. Lacivert bir bikini giymişti, yalnızca memelerini kapatıyordu alt tarafı ise daha brezilya tarzı olduğu için poposunun yarısı görünüyordu. Elimden gelse o ıssız sahilde yatırıp sikecektim, Recep’in de aynı şeyleri düşündüğüne emindim. Recep Buse’yi kremlemeye başladı sırtını ve bacaklarına iyice yedirdi, Recep’i o ara çok kıskanmıştım. Tabi özge da fena değildi fakat Buse’nin ayrı bir seksiliği vardı. Özge’nin teni bembeyazdı. Ben de Özge’yi yağlamaya başladım. Önce ayak bileklerinden başlayıp bacaklarını iyice yağladım poposuyla baldırlarının kesiştiği bölgeye geldiğimde de biraz poposunu elledim daha sonra belinden yukarı doğru çıkarken özge dur şunu çözeyim de rahat sür diye bikinisinin düğümünü çözdü. Sikimin sertleşmeye başladığını hissediyordum. Kürek kemiklerinin olduğu bölgeyi yağlarken elimi yandan aşağı kaydırıp memelerine hafif hafif dokunuyordum. Kalkan sikim deniz şortumdan belli olur hale gelmişti. Daha ileri gitmeye cesaret edemedim. Plajda çok güzel bir gün geçirdik, deve güreşi oynadık Özge’nin her yerini elledim. Akşam olunca kızları otele bıraktık ve ertesi günkü festival için sabırsızlanıyorduk. Saat 16.00 gibi buluştuk, önce bir şeyler yedik ve takıldık. saat 19.00 gibi festival alanına girdik. Konserler çoktan başlamıştı ama bizim istediğimiz gruplar gece çıkacaktı o sebeple festival alanında bira içip demleniyorduk. Çadırların olduğu alanı gösterdim ve rock and Roll çok iyi ama şu rezillik çekilmez dedim. Yazlık konser alanına yakın olduğu için şanslıydık. Ama çadırın da lokasyon güzelliği var, şimdi bir güzelle tanışsak eve kadar gitmek sıkıntı halbuki çadır öyle mi dedim piç bir şekilde, ikisi de şuh kahkahalar attı. Bu arada buse çantasından metal bir matara çıkarttı, içine votka koymuştu. Biranın kendisini kesmediğini söyledi. O gece aksiyon olacağını anlamıştık. 2 saat sonra istediğimiz gruplar çıkmaya başlayınca konser alanına geçtik. 3 saat boyunca son ses müzik, su gibi akan alkol, çok eğlenmiştik. Receple ben çakır keyif olmuştuk ama özge ve buse zayıf iki kız oldukları için ve votkanın da etkisiyle sarhoş olmuşlardı. Konser alanının dışında biraz dinlendikten sonra Recep’in yazlığına geldik, kızları koltuğa oturttuk içeri su getirmeye gittim Recep de içerideydi. Suları getirdim. Salonda konserden konuşuyorduk, buse alanda yiyişen çiftleri gördüğünü ve çok özendiğini söyledi, özge de bunun üzerine sen yine iyisin sevgilin var bende o bile yok dedi. Ben de aa kızlar ayıp oluyor burada iki tane delikanlı varken, biz size her konuda yardımcı oluruz dedim piç bir sırıtışla. Buse ve özge birbirine bakıp güldüler, buse bana aman hepiniz lafta erkeksiniz icraate gelince ya heyecandan kalkmaz ya da 1 dakikada sönersiniz dedi. Recep bizde bir dakikalık tip var mı dedi, özge peki hanginiz daha iyisiniz diye sordu, ikimiz de ‘ben’ dedik buse de bunun üzerine o zaman deneyip göreceğiz ama sırayla yapacaksınız dedi. Özge bana, buse de Recep’e yöneldi. Öpüşmeye başladık. Bir süre Özge’nin dudaklarını emdim, yumuşacıktı ve çok güzel öpüşüyordu bu konularda tecrübeli olduğu belliydi kolejli kızlar işte. Biraz sonra buse biz içeriye geçiyoruz, bitince değişiriz dedi özge’ye. Bu iş hoşuma gitmişti. Hemen valizden prezervatif aldım. Recep’e 2 tanesini verdim, ortalığı kirletme 😉 dedim sonuçta onun spermleriyle kirlenmiş bir ama girmek istemiyordum. Özgeyle salondaki koltukta öpüşüyorduk, bir yandan da memelerini mıncıklıyordum. Özge’nin memeleri Buse’nin memelerinden daha dolgundu, öpüşme faslından sonra kulak memesini emdim oradan da boynuna inip yalamaya başladım. Bir süre sonra durdum, üstümü çıkarttım ve çırıl çıplak kaldım, özge’nin de üstündeki bluzu ve altındaki şortu çıkarttım, altında kırmızı bir tanga giymişti. orospunun buraya sikişmek için geldiği belliydi. vücuduna dokunmaya başladım teni sıcacıktı, amı ise azgınlıktan yanıyor olmalıydı. koltuğa doğru geri yattım özge’yi de üzerime çekip sikimi ağzına almasını istedim, bu isteğimi reddetti. Biraz ısrar etsem de saksoya pek yanaşmadı. bari elinle okşa dedim kabul etti. Eline tükürdü ve sikimi okşayıp bana mastürbasyon yapmaya başladı. Kafasından tuttum ve kendime çektim bir yandan sikimi okşuyor bir yandan da öpüşüyorduk. Durduk, özge’yi sırt üstü yatırdım, sikime prezervatifi taktım ve tek hamlede amına girdim. Misyoner pozisyonunda Özge’yi sikiyordum ay ışığı tenine düşüyordu. Bembeyaz teni harika görünüyordu. Bir süre sonra amından çıkıp özge’yi dört ayak üstüne domalttım, amına girdim, ellerimi omuzlarından tutup sert bir şekilde sikmeye başladım, özge zevkten inliyordu arada yavaş olmam konusunda uyarıyordu. Alkolün de etkisiyle uzun bir sikiş yaşadım ve içinde patladım, prezervatifi çıkarttım ve lavaboda sikimi yıkadım. boxer’ımı giyip Özge’nin yanına uzandım, çarşafı üzerimize örttüm. Bir süre sonra Recep odadan çıktı, tuvalete girdi, kapıyı tıklayıp odaya ben geçiyorum dedim, recep de tamam dedi, odaya geçtim, kapıyı kapattım. Buse yatakta çıplak bir şekilde uzanmış gülümseyerek bana bakıyordu. Hoşgeldin yakışıklı dedi yatağa doğru gittim ve yanına uzandım. Öpüşmeye başladık bir süre sonra buse elini aşağı attı ve boxerımın üstünden sikimi okşamaya başladı. Buse, yatakta Özge’den çok daha iyiydi. Yatakta daha kontrolcü bir tavır sergiliyordu. Bir süre seviştikten sonra beni sırt üstü yatırdı, boxerımı çıkarttı ve sikimi ağzına alıp emmeye başladı. Sakso çekerken gözlerimin içine bakıyordu ben de elimi aşağı atmış bir memesini sıkıp ucuyla oynuyordum, çok iyi yalıyordu. Tecrübeli olduğu belliydi. Bir süre yaladıktan sonra üzerime çıkıp sikimin üstüne oturdu yavaş yavaş sikim amına giriyordu, sikimin tamamını içine alınca üzerimde zıplamaya başladı. Vücudu çok görünüyordu. Sikimin üzerinde zıplarken zevkten çığlık atıyordu. Ellerimi memelerine attım ve uçlarıyla oynamaya başladım. Daha sonra Buse’yi dört ayak pozisyonunda domalttım ve orta tempoda sikmeye başladım. Bu pozisyonda arada saçını çekiyordum buse de zevke gelip daha yüksek sesle inliyordu. Zevk aldığı çok belli oluyordu. En sonunda Buse’yi misyoner pozisyonuna getirdim, o hastası olduğum bacaklarını omzuma alıp sikmeye devam ettim, yaklaşık 20 dakikalık bir sikiş sonrası sikimi içinden çıkartıp vücudunun her yerine boşaldım, yanına uzandım, bir süre dinlendikten sonra peçete almak için boxerımı giyip dışarı çıktım, koridora çıkınca içeride hala Recep ve Özge’nin sikiştiğini duyabiliyordum, Özge Recep’in ayı gibi bedeni altında kesin kaybolmuştur diye düşündüm, ikisinin sikişirken çıkarttığı sesleri duyabiliyordum. Peçeteyi alıp odaya döndüm, kapıyı kilitledim ve Buse’nin yanına yattım. O gece Buse’yle bir posta daha sikiştik. Sikişten sonra çıplak bir halde yattık, Buse’ye arkadan sarıldım, sikimi götüne dayadım ve o gece öyle uyuduk. Sabah uyandım, üzerimi giydim ve mutfağa geçtim Recep ve Özge uyanmış kahvaltı ediyordu, yüzler gülüyordu. Gecenin güzel geçtiği belliydi. Festival 2 gün daha devam etti, 2 gün boyunca sabah plaja gittik, akşam rock and Roll dinledik, gece ise 2 tane azgın ve seksi kızı değiştire değiştire siktik. Aslında buse ve Özge’yi aynı anda sikerek üçlü yapmak istedik ama ikisi de birbiri önünde sikişmek istemediği için kabul etmediler. Festival sonrası onları yolculadık. Recep’e geçirdiğim en güzel tatildi kardeşim dedim, zaten buse dershanenin ilk gününden beri seninle sikişmek istiyordu, o ufak tefek sevgilisinden sonra senin gibi bir ayıyla sikişme hayalleri kuruyordu dedim gülüştük. Özge ve buse ile bir daha görüşmedik. Recep’in yazlığına çok kız attık fakat hiçbiri ilk seferinin zevkini vermedi. Diğer hikayelerim için profilimi ziyaret edebilirsiniz
(Serdar23cm)

Categories
Uncategorized

Temizlikçi Kadın

Temizlikçi Kadın
Merhaba hikaye severler aranıza yeni katıldım. Hikaye okumayı seviyorum bende kendi hikayelerimi paylaşmak istiyorum. 40 yaşındayım. eski sporcuyum iri yarı esmer bakımlı biriyim. ulaşmak isteyenler için ankaramert74 gmail adresim.
Boşandıktan sonra ev işleri sıkıntı olmaya başladığından kendime bir yardımcı aramaya koyuldum. yarım gun gelmesi evi düzeltip çeki düzen vermesi yeterliydi benim için. bir kaç başarısız denemeden sonra evi bana uzak olan ama ihtiyacının olduğu söylenen birisinin telefonunu verdiler bende aradım. Ayşe hanım isminde birisi açtı telefonu tanışıp anlaştık. ertesi gün gelecekti evde olacağımı söylediğimde de sorun değil demişti.
Onu metro durağından almaya gittim. normal giyinimli hafif kilolu güler yüzlü bir kadın çıktı Ayşe hanım. 32 yaşında 1 çocuğu olan ve ihtiyacı olduğu için biraz yardımı dokunsun diye bu işi yapmaya karar vermiş.
her şey normaldi temizlik malzemesi alış verişini de yaptık birlikte eve doğru yola çıktık.
Evde fazla eşya olmamasına da sevinmişti. bende evde olduğum için yardım edebileceğimi söyledim.
Memnuniyetle kabul etti banyoya giderek üzerini değiştirdi. hava sıcak olduğundan fazla kısa olmayan ama bolca bir şort ve v yakalı beyaz bir tişört giymişti. az önceki kıyafetinde belli olmayan vücut hatları dikkat çekiciydi.
camları silmem gerekiyor diye koyuldu işe bende onu izliyor ve arada sohbete devam ediyordum.
tabureye çıkıp inerken kalçalarının mükemmelliği ile hafif hareketlenmeler başlamıştı bende. bezi yıkarken göğüs frikiği de cabasıydı işin. ve rahat tavırları da hareketlenmeyi hızlandırmıştı.
konuşmalarımız da samimi bir şekilde ilerliyor ve kocasından şikayet kısımlarına geliyordu. çoğu evli kadın gibi sıkıntılıydı. görücü usulü evlenmişler ve çocuk sonrası heyecan kalmamış ilişk**e.
tabureden inerken bir an sendeledi ve bileği burkulunca yere kapaklandı. hemen gidip başını tuttum gerçekten o da ben de çok korkmuştuk.
Çok bir şeyi yoktu kaldırmayı denedim ama basamıyordu ayağının üzerine.
sakarlık dedi gülerek ama acı çektiği belliydi. kucağıma almam gerektiğini söyledim ve kucaklayarak oturma odasındaki köşe koltuğun uzanma kısmına yatırdım.
hemen dolaptan buz alarak yanına döndüm. dizleri bükük sırt üstü şekilde yatıyordu buz uygulamaya başladım acı çektiği de belliydi. bu arada gözüm bacak arasına kaydı şort bol olduğu için sıyrılmış donunun altından amcığı gözüküyordu. muhteşem manzara karşısında dilimi yutacaktım. Alet kazık gibi olmuştu belli etmemek için diz çöküp ayağına buz tutmaya devam ettim ama gözümü ayıramıyordum muhteşem manzaradan. acısı hafiflemiş olmalı ki kafamı kaldırdığımda bana baktığını gördüm. kıpkırmızı olmuştum ayağına buz tutarken amına baktığımı görmüştü.
sinirlenir diye beklerken toparlanmadı bile aşağı doğru biraz daha kayarak şortun iyice açılmasını bile sağladı.
omzuma dokunup kusura bakma sakarlık mahvettim her şeyi dedi. bende sıkıntı değil umarım çabuk iyileşirsin dedim ama hala amcığına bakmayı sürdürüyordum. Krem getirip süreyim iyi gelir acısını alır dedim. teşekkür ederim dedi sadece. bacaklarını iyice ayırmış harika manzara sunarak yatmaya devam etti. kalktığımda oda direk sikime odaklanıp tebessüm etti. Kremi getirdim ve bacağına tek elimle sürmeye başladım. diğer elimi de tam kalçasının bitimine koydum. sürerken kolumu tuttu ve kendisine doğru çekti biraz. elim tam götünün altında parmaklarım da amının kenarındaydı. hafifçe parmağımı kaldırıp donunun üzerinden amcığının kenarın ufacık dokundum. sanki ayağı ağrıyormuş gibi off çekti. bir daha test etmek için ayağına bir şey yapmadan tekrar parmağımla amını yokladım. bu sefer ayy sesi geldi gözlerini kapatmış ofluyordu. biraz bana dönmesini söyleyip tek bacağını azıcık kaldırdım ve parmağımla donunun üzerinden yarığını okşamaya başladım. artık niyetler belliydi. bacağını omzuma koyup kalçalarından çevirdim ağzıma getirdim o gizel amcığı ve kilodunun üzerinden yapıştım mis kokulu amcığa. inlemeye ve hareket etmeye amcığını bana sunmaya başladı. teni ve kokusu muhteşemdi. ilk defa birinin kendisine bunu yaptığını hep merak ettiğini ve muhteşem oluğunu söylüyor arada inlemeye kesik kesik nefes almaya devam ediyordu. kilodu kenara sıyırıp amcığının ortasına gömüldüm. çığlıklar başlamıştı kesik kesik. klitorisini ağzıma alıp sündürüyor arada parmağımla içini yokluyordum. kasılarak ağzıma boşalmaya başladı. 30 40 saniye boyunca nefes bile alamadı.
benim için de muhteşem bir deneyimin başlangıcıydı sanırım bu.
sonrasında ayağa kalkıp sikimi çıkarıp ağız hizasına çıktım. bunuda çok istiyordum ama yaptırmadı hiç diye söylenerek gömüldü sikime. bende elimle amcığını okşamaya parmaklamaya devam ettim. parmağımı her soktuğumda amını kasıyor ve tek parmağımı bile sıkıştırabiliyordu. arada sikimi bırakıp aşağı daşşaklarıma hatta altlarına bile inip dillemeye başlamıştı. bacağımı azıcık daha açıp işini kolaylaştırdım. heryerimi yalıyor emiyor ve çılgın gibi dilliyordu.
içine girmek için kalktığımda biraz daha yalasaydım der gibi baktı. daha çok yaparız şimdi içine girmek istiyorum dedim. bacaklarını kaldırıp beline koltuk minderini koydum. ve gerçekten parmağımın neden girmediğini anladım. çok ıslak olduğu için sikim kayarak giriyor ama çok dar olduğu için muhteşem bir his veriyordu. on oniki dakika hızlanarak sikişi surdurdum ve içinden çıkarak tişörtüne doğru boşaldım. muhteşemdi. bu sıralar evime temizliğe gelicek birilerine ihtiyacım var. 🙂 eğer düşünen olursa ankaramert74 gmail adresinden yada buradan bana ulaşabilirsiniz. okuduğunuz için teşekkür ederim.

Categories
Uncategorized

Ang mama ko na si Judy Part 1

Ang mama ko na si Judy Part 1
Hello, first time ko pa lang mag share dito tungkol sa aking mga karanasan at pantasya pagdating sa sex kaya sorry kung d maganda pagkakasulat ko sa aking kwento. Ako nga pala si Kel nickname ko, 20 years old 5’5″ ang tangkad at may bigat na 60kg sakto ang pangangatawan at ang mama ko naman na si Judy 45 yrs old nasa 5’3″ ang tangkad at maganda padin ang hubog ng pangangatawan medyo may kaputian aminado ako na maganda padin ang pangangatawan ng mama ko kaya naman minsan ay napapalingan ang ilang manginginom na tambay sa amin. Bata pa lang ako nang iwan na kami ni papa at sumama sa iba sa ibang bansa kaya kami nalang dalawa ni mama naiwan sa bahay. Neto lang ng ma aprubahan na ang kanilang divorce paper kaya masasabi ko na divorced na si mama. 15 yrs old ako nang una ko makita si mama nakahubad at nagbibihis sa kwarto namen, natutulog ako nun nang pagdilat ko ay nakita ko syang nagbibihis, kaya nagtulog-tulugan ako at pag nakaka tyempo ay pinapanood ko syang magpalit d naman masyadong slim ang pangangatawan at sakto lang. Nagsimula akong mag init ng makita ko ang kanyang suso, medyo naka side view kaya kita ko ang hulma ng suso nya may kalakihan din at pa teardrop ang hugis. Dun ako nagsimula na manood ng mga i****t na videos at mother and son taboo.

Nahihilig kong panoorin ang mga threesome o kaya naman minsan ang gangbanged na videos sa internet. Nung 17 ako nahuli ako ni mama na nag mamasturbate, nakalimutan kong i-lock ang pinto kaya pagkapasok nya sa kwarto namen ay laking gulat nya ng makita ako, kita ko sa mukha nya na gulat na gulat sya at d nya alam ang sasabihin kaya lumabas sya ulet at sinara ang pinto, medyo awkward ang mga pangyayare na iyon at medyo nahihiya naman akong kausapin ang mama ko, kaya nag stay lang ako sa room. Kinagabihan kinatok nya ako para kumain lumabas naman ako, habang kumakain kami gusto kong mag sorry kay mama sa nangyare “uhmm… Ma.. dun sa nangyare…”, “nasa harapan tayo ng pagkain pwede ba wag muna naten pagusapan yan Kel?” Bigla nyang sagot saken. Ramdam ko na parang galit si mama sa nakita nya o baka nahihiya lang pagusapan iyon. Nagdaan ang oras at handa na kaming matulog, double deck ang aming kama ako sa baba at si mama sa taas, walang imikan sa loob at medyo na awkward ako sa katahimikan kaya nag cecellphone nalang ako, 12am na pero nag ccp pa’ko at nabigla ako na hindi pa pala tulog si Mama “Kel…, yung nangyare kanina, natapos mo ba yung ginagawa mo dun ?” Nabigla ako sa sinabe ng mama ko. “Tungkol san Ma? Dun ba sa… nahuli mo ako na nag a-ano?” Laking hiya kong sinagot sa mama ko. “Oo”, sagot nya sa aken. Hindi ko alam ang sasabihin ko ng mga oras na’yon kaya natahimik ako, napansin kong bumaba si mama sa kanyang hinihigaan at naupo naman sa aking kama “Gusto mo ba Kel ako na tatapos n’yan?”, nagulat ako sa sinabe ng mama ko, hindi ko alam ang gagawin ko at ang isasagot ko at saka naman hinawakan ni mama yung hita ko pataas hanggang sa aking titi at saka nya hinimas himas at doon naman nya ako tinanong ulet “Ano Kel? gusto mo ako na tatapos?”. Lalo akong nag-init sa tanong ni mama kaya nanigas lalo ang titi ko, ramdam ni mama na lalong tumigas ang titi ko kaya’t naman alam na nya ang aking sagot sa tanong nya. Hinubad ni mama ang boxer ko at dun naman lumabas si junjun, agad kong tinanong si mama “Ma.. okay lang ba to sa’yo? Dba mag ina tayo ?”, tanong ko sa kanya habang kinakabahan ako at na eexcite sa mga pangyayare, “hahahaa, kala mo d ko alam na napapansin ko minsan ginagamit mo bra at panty ko pag naglalaro ka at kala mo ba d ko pansin ung cellphone mo na palaging nakatutok saken pag nagbibihis ako??”, sagot nya saken. Nagulat ako ag napangiti “ehhh!… kita mo pala cellphone ko naka video sayo hahahahahhaa”, sabi ko kay mama at hinayaan ko na si mama subuin ang titi ko.. ‘hmmm.. plok plok plok…’. Hindi naman ito ang first time kong makipag sex dahil last month ay nasama ako sa orgy na naganap sa hotel matapos ng Graduation Ball ceremony namen pero parang virgin parin ako sa excite nung si mama na ang sumusubo sa titi ko dahil isa sa mga sex fantasy ko ay ang i****t. “Hmm.. ugh ma bilisan mo pa lalabasan na ako..”, binilisan naman ni mama ang pagsubo nya habang hinimas himas nya ang itlog ko, kumapit naman ako sa ulo ni mama at inangat baba ko ‘to at saka naman binabayo ko ang bibig ni mama, “hmmm.. ayan na ma lalabasan nako”, binilisan pa lalo ni mama ang pag chupa nya sa’ken at binitawan ko naman ulo ni mama baka sakaling tanggalin nya ito para d maputukan sa loob, pero tinuloy nya parin pag-chupa sa titi ko plok.. plok.. plok.. “ughh hmmmmm..” napa ungol ako na mahina at napahawak sa ulo ni mama at doon ko nalang ipinutok sa loob ng bibig nya. “Tangina Kel libog mong bata ka hahaha, dami ng nilabas mo sa bibig ko. Kaya pala laging basa o nanigas sa tuyo ang mga panty ko kasi dun mo nilalabas tamod mo hahahaha” sabi ni mama. “Nilunok mo ma? Ba’t d mo niluwa? Hahahaha” pagulat ko namang sabi sa kay mama. Nasarapan ako at d parin ako naniniwala na nangyayare ito na para bang panaginip lang kaya naman matigas padin itong si JunJun na parang gusto pang umisa “Ma, ako naman hahaha” hirit kong salita kay mama habang tumayo sya palabas ng kwarto para uminom at mag toothbrush, “Ala una na Kel, d parin ba naaalis yang libog mo?” Sagot ni mama sa tanong ko, “Hindi pa ma eh hahaha sarap kasi ng pagka chupa mo saken” ang sabe ko naman kay mama nung lumabas din ako para uminom, mabilis padin tibok ng puso ko sa excite at saya na tila ba dream come true ang nangyare at dream come true nga ang nangyare.

Kinabukasan naman 5 ng umaga, maaga akong nagising dahil na din siguro sa excitement naden siguro, umakyat ako sa kama ni mama para tignan kung gising na sya pero tulog parin kaya nag handa nalang ako ng agahan para sa aming dalawa. Lumipas ang dalawang oras ay nagising na si Mama “wooah aga magising anak ah, hahshahs” pang aasar na sabe ni mama sa’ken, Tumawa nalang ako sa sinabe nya at doon na din ako nag hain ng pagkain. “Dapat pala gabi gabi ganito para naman sipagin kang magluto tuwing umaga” sabay kindat ni mama pag katapos nyang mang asar, “Edi d-dapat hindi lang ganun gawen mo ma.. hahahaha b-baka gawaing bahay ako na gumawa nun ma” Pang aasar ko ding sagot sa kanya na pa bulol kong sinabe dahil sa kaba at excitement. “Wala ka namang condom at ayokong mabuntis no, nanay mo pa den ako” ang sabe naman nya sakin. D ko alam ang sasabihin ko nun kaya tumawa nalang ako at iniba ko na ang usapan. Lumipas ang gabi at excited na naman ako, pagkatapos ko maligo ay dumeretso na ako sa kama at boxer lang ang suot, pagpasok naman ni mama ay nagulat sya at natawa, “Ano yang ginagawa mo AHAHAHA”. Nahiya ako at nagkumot na kunware nagcecellphone lang, lumabas naman ulit si mama para maligo din, akala ko ay walang mangyayaring kaganapan ngayong gabi, “Kel tara sunod ka sa cr” nakangiting sabi ni mama, agad naman akong bumangon at sumunod sa cr. Naabutan ko si mama na naghubad na ng sando nya “Wait lang ma, hahahah ako na” kahit na mali ay itinulak ko si mama papunta sa pader at saka ko naman hinalikan ang leeg nya at binuksan ko ang shower, basa kaming dalawa habang patuloy kong hinahalikan ang katawan ni mama, Inangat ko ang dalawang kamay nya at duon ko dinilaan ang kilikili nya “ughhmmmm” pakagat labi na ungol ni mama huminto ako saglit at pinagmasdan si mama na naka bra light brown at short na puti at bakat na din ang panty nya na pink, napansin ni mama na tumigil ako “Okay ka lang ba Kel?” Tanong ni mama na agad kong pinatahan ng hinalikan ko ang labi nya at pinasok ang dila kong naglalaway na sa sarap, nagulat ako na marunong pala lumaplap si mama at hindi naman ako nagpatalo, habang naglalaplapan kami ay itinulak ko pa sa pader si mama na halatng gigil na gigil, saka ko naman binaba ang strap ng bra nya at duon ko hinalikan ang braso nya, para kaming nasa kissing scene ng isang movie sa mga pangyayare na iyon. Tinanggal ko ang basang bra ni mama at duon lumitaw ang dalawang mahiwagang bundok ni mama, namangha ako lalo sa mga dede ni mama dahil sa nakita ko na ito ng malapitan at kita ko na ang kulay ng kanyang mga nipple na akala ko ay dark brown pero may pag ka light ito na parang maglalaway ka sa kulay at isura palang, hinalikan ko muna si mama bago ko dinilaan ang suso nya para akong bata nun na dumedede sa nanay, pero ganun paden hahaha. “ugh hmmm” ungol ng mahina ni mama habang sinisipsip ko ang kanyang utong, inangat ko ang kaliwang kamay ni mama at dinidilaan ko ang kaliwang dede nya papunta sa kilikili nya, pangarap ko talaga na mapaglaruan at dila dilaan ang dede nya, saka naman ako pumunta sa bibig nya, tigas na tigas ako sa pangyayare na yun kaya naman galit na galit si junjun at gusto nang kumawala sa boxer ko, tinusok tusok ko ang aking bataan sa pagitan ng dalawang hita ni mama habang kami ay naghahalikan, at ginapang ko naman ang aking kamay patungo sa kanyang likod pababa sa kanyang pwetan at nilamas lamas ko ito, saka ko naman hinubad ang short ni mama at kita na ang panty neto nilaro ko muna ang kanyang tinggil habang hinahalikan ko ang legs ni mama, saka ko naman ibinaba at lumitaw ang matambok na puke neto, d gaanong mabuhok si mama at d rin kulay itim. Agad ko naman dinilaan ang kanyang hiwa nakatayo si mama nun at ako naman ay nakaupo pilit kong pinapasok ang dila ko sa kanyang puke at duon naman napapa angat ang paa ni mama at napapahawak sa ulo ko “ugggggghhhmmmm” ungol ni mama, tumayo ako at hinubad ang ang aking boxer “Ma, gusto na kitang kantutin” bulong ko kay mama at duon ko dinilaan ang tenga nya, tinulak ako ni mama “tange wala ka ngang condom at wala din akong pill” ang sabi ni mama sa’ken. “Sa pwet mo nalang ma anal hahahaha”, pabiro kong sabi na umaasang papayag sya, “ayoko masakit!” Sambit nya. Pinaupo naman ako ni mama sa sahig at pumatong sya saken, sumandal ako sa pader at pinatong naman ni mama ang dalawa nyang balikat at kiniskis nya ang titi ko gamet ang kanyang puke. “aaahhh maaa sarap nyan, bilisan mo pa” binilisan naman nya habang nilalamas ko ang kanyang dede. Tigas na tigas ang titi ko sa ginagawa nya. Maya’t-maya ay napagod si mama at doon ko naman sya pinatong sa bowl at kiniskis ko ang titi ko sa kanyang hiwa. “Ma malapit nako labasan”,sabi ko sa kanya. “Akin na Kel susubuin ko”, hinawakan ni mama ang aking titi at duon naman nya sinubo ng mabilisan “ahhh hhmmmm , ayan na b-bilisan mo pa” paungol kong sabi. Hinawakan ko ang ulo ni mama at idiniin ko sa aking titi at saka ko naman pinutok, nasamid siguro si mama at nailuwa ang aking katas. “Ba’t mo diniin, naluwa ko tuloy sayang”, Pang hihiyanang nyang sabe sa akin. “Okay lang yan ma marami pa namang next time hehehehe…” pakindat kong sinabe kay mama hinila ko naman si mama at naupo kami sa sahig, nasa likod ako ni mama at binuka ko ang kanyang binti saka ko pinaglaruan ang kayang puke, “ikaww naman ma hahaha”, ang sabe ko sa kanya sa tenga. Sinumulan ko munang paglaruan ang kanyang clitoris, at saka ko naman pinasok ang middle finger at ring finger gamit ang kaliwang kamay, at ang kanang kamay naman ay nilamas ko sa kanyang dede habang hinahalikan ko ang kanyang leeg at dinidilian ko ang kanyang tenga, “ugghh hmm ssarap” ungol ni mama. Nang makapa ko na ang kanyang g-spot ay doon ko na sinimulan na bilisan ang pag finger sa kanya “ughhhh… ahhh .. hmmm Kel sige pa” lakas ng ungol ni mama, isinubo ko ang hintuturo ko gamit ang kanang kamay ko sa kanyang bibig para matahimik sya, “shhh…ma wag mo lakasan, baka may makarinig” bulong ko sa tenga nya at humarap naman sya at naglaplapan saka ko naman binalik ang kanang kamay ko sa kanyang dede “k-kel, malapit na ako hmmm..”, agad ko binilisan ang paglabas pasok ng aking daliri sa puke ni mama. Hinawakan ni mama ang aking ulo at gigil na gigil makipaglaplapan at doon sya nag squirt. Tumawa kami ni mama at doon na kami naligo.

Categories
Uncategorized

Acımadan Hepsini siktim 7. bölüm

Acımadan Hepsini siktim 7. bölüm

Eda toparlanıp gittikten sonra ortalığı topluyordum, sigaramı söndürür söndürmez çalan kapıya yöneldim. Cansu kapının pervazına dayanmış o şuh bakışları ile karşımda duruyordu. Olan biteni en ince ayrıntısına kadar kahve eşliğinde anlatmıştım. Ben anlattıkça kahkahaları odayı çınlatıyor “Hak ettiğini buldu orospu, fakat işim bitmedi onunla”

Ne yapacaktı? Yetmez miydi bu beni korkutan da onun bu doymak bilmez kiniydi kendimi garip hissetmiştim kardeşini siktiğim ilk zamandan daha tuhaf bir ağırlık omuzlarıma çöküyor beni derin bir şeyin içine doğru itiyordu.

Cansu’nun isteği doğrultusunda Eda ile irtibatım hiç kopmadı, sikip bırakmadım yani gün içerisinde mesaj olsun telefon olsun tam iletişim halindeydik. Eda sürekli aynı şeyi tekrarlıyordu “lütfen olan biteni Cansu bilmesin” oysa çoktan tuzağa yakalanmıştı

Cansu elinde poşetle odaya girdiğinde olayın üzerinden yaklaşık iki hafta geçmişti. Bu zaman zarfında ben Berk’in ağzına verip sikiyordum Cansu’yu ise okşamakla yetiniyordum, poşeti açıp kamerayı karşıma koydu ve bir sonraki sevişmemizi kaydetmem gerektiğini anlattı bunu asla kabul edemezdim bu konu hakkında tartıştık sert bir tartışma geçti aramızda hayır bunu asla kabul etmeyecektim fakat bir yandan da Eda’nın bitip tükenmek bilmeyen isteği, eşinin ortadan kaybolmasını bekliyorduk evet Eda’yı tekrar sikecektim zira artık kuru bir ibnenin götünü sikmek hiç de cazip değildi.

Cansu’ya bunu belli etmeden randevulaştık Eda ile ofisi görmek istiyorum bahanesi idi tabi işin ikimiz de olacakları biliyorduk onu akşamüzeri davet ettim mesai saatinden yarım saat sonraya, Berk de Cansu’da çıkmıştı tabi bende birazdan geri dönüp Eda’yı beklemeye başladım.

Eda’yı kapıda karşılayıp sıkıca sarıldım, onu çok özlediğimi söyleyip öperek ofisin iç kısmına doğru çekmeye başladım ellerim götünün yarığına giriyor okşuyor sıkıyor arada ufak şaplaklar atıyordum üzerine giydiği elbisweyi çıkarmaya çalışıyor azgınlığın verdiği o saldırganlık nihayete ermeden durmak bilmeyen hırsımla onu okşuyordum, bacaklarının arasında küçük gizli hazinesini avuçluyor parmaklarımla oynuyordum. Divana uzanıp öpüşmeye başladık
– Cansu bilmiyor..
– Siktirme cansu’yu.

Avuçladığım memelerini ağzıma götürüp bir su kaynağı gibi sıcaklığın doluluğun keyfini yaşıyordum, oda diz kapaklarımdan yavaşça ileriye uzanan eli ile önümü avuçluyordu çok geçmeden o da bende çırılçıplak kalmıştık kafası emme basma bir tulumba gibi çalışıyor eğilip tuttuğum memelerini okşuyordum dili sikimi kafasının üzerinde bir ortanyal kıvraklığı ile oynarken ağzına alıp dibine inmeye çalışıyor sikimin büyüklüğü buna engel olunca hemen çıkarıp yalıyordu ağzının kenarı ile küçük öpücükler attığı sikim artık demiri bile delecek sertlikle çelik gibi olmuştu

Onu kaldırıp bacaklarını yana alarak ağzıma oturmasını sağladım minik amcığını dişlerim ile ezip dilim ile ıslatıyor içine girip çıkıyordum memelerini avuçlamış ağzımın üzerinde oturup kalkıyordu biçimli minik amcık ikiye ayrılıyor arasından sularını boca ediyordu sanki, güzel kokusu yeni tıraşlanmış hali açıkçası buraya gelirken sikileceğinin farkında olduğunun kanıtydı.

Ellerini divana dayayıp domalttım sikimi içine sertçe bastırıp çektim bütün gücümle bunu yaptım o minik amcık açılarak sikimi içine almış bende bel kısmından tutup köklemeye arada içinde doolaştırmaya omuzlarından tutup bastırmaya başladım inlemeleri diri bedenimde bir kırbaç etkisi yapıyor kamçılanan bir at gibi hırsımla gözü dönmüş gibi pompalıyordum bu ufak tefek yavru iri bedenimin altında ileri geri bir oyuncak bebek gibi gidip geliyordu “Çok iyi sikiyorsun piç”…

Onu koltuğa oturtup bacaklarını omuzlarıma alıp sokmaya başladığımda “karnımda hissediyorum resmen” diyerek çığlıklar atmaya başlamıştı bense bastırdıkça bastırıyor o küçük güzel amın zevkini çıkarıyordum “aptal kocan” “sikemiyordu ibne sen sikiyo..aaayy..” “amına korum” “oohh koydun bile piç”

Yerim alnımdan memelerine damlıyor o ise elleri ile bunu bedenine sürüyordu bacaklarım uyuştu deyince bacağının birini salıp hafifçe üzerine oturdum acıyı yakalamış amının sağ duvarına hırsa vuruyordum belli ki canı yanıyor aldığı zevk bunu bastırarak amının bir yanını çöküntüye uğratmama ses etmiyordu

Kucağımda bir eşya gibi zıplayışını asla unutamam ellerimle küçük götünü teslim almış onu koca sikimin üzerin de resmen dövüyordum amı artık bir yarıktan ibareti, bir et ve su gömüsü bastırıp şaklatarak derinine daldığım bu kuyu belli ki iyi bir sikin hasreti ile ateşlenmişti. Bas bas baas dedikçe bütün kuvvetimi onun küçük bedenini dağıtmaya harcıyordum altıma yatırıp sokmanın zamanı gelmiş miydi yoksa biraz daha hoplatmalı mı…

Ama bu aşağılık minik orospunun doyacağı yoktu kucağıma tersten oturmuş inip inip kalkıyor elleri ile dizlerimi parçalayacak gibi tırnaklarını geçiriyordu götüne attığım şaplaklar odanın duvarlarında geziniyordu onu kaldırıp biraz da ayakta sikmenin tadını alıyordum artık..

– Ohh nefis…
– Tatlısın orospu..
– Sik vur yapıştır bana
– Orospu azmışsın iyice
– Evet azdım amk sikilmiyorum
– Sikemiyor mu gavat seni
– Nerede kendime sikici bulacağım dediğim de bile kim ne yapsın seni deid
– Enayi
– Boynuzla onu geyiğe çevir…

Altımda kıvrandı yılan gibi bense üstünden çakmaya amının çılkını çıkarmaya devam ettim sikimi kavrayan am su akıtmaktan kurumuş acımaya başlamıştı birkaç kere boşalmış inlemişti ama ben de hala tık yoktu azgın bir boğa gibi altımdaki amcığı düşünmeden pompalıyor pompalıyordum

– Üç gün acısı geçmedi amımın bu sefer bir hafta sürer…
– Götünü de sikeceğim
– Manyak mısın bağırsaklarımı dağıtır bu hayvan

Onu diz çöktürüp dudaklarının arasındaki yerimi almış taşaklarımı okşarken açık ağzının içine döllerimi akıtmaya başlamış çenesinden aşağılara dağılmaya başlamıştı ki

– Kolay gelsin sesi ile irkildik..

Cansu yine o fettan gülüşü ile sikimi ağzına almış eski kocasının kızkardeşine bakıyordu…

Categories
Uncategorized

Efe ile Nilin Hikayesi..19

Efe ile Nilin Hikayesi..19

Cumartesi günü benim doğum günümdü. Cuma günü işe gitmek üzere kapıdan çıkarken sarılıp beni öpen kocam, kalçalarımı avuçlayarak tutup kendine çekti,

“Aşkım..” dedi. “Yarın doğum günün… Bana ne sürpriz yapacaksın bakalım…”

“Deli misin sen Efe?” diyerek kendimi kurtarmaya çalıştım. “Ben doğum günü kızıyım, sen bana ne sürpriz yapacaksın asıl?”

“Canım benim, senin sürprizin hazır zaten… Ama sen beni memnun edersen vericem o sürprizi sana… Güzelce hazırlan yarın akşama… Yemeğe çıkıyoruz. Kardeşinin düğününde giydiğin siyah abiye kıyafetini istiyorum. İçinde seksi çamaşır, jartiyer, çorap istiyorum. Restorandaki bütün erkekler sana bakmalı, ona göre…” Kapıdan çıkıyordu bunu söylerken… Güldüm, poposuna vurdum,

“Siktir ordan pezevenk herif… Karını satmaya mı götüreceksin, doğum günü kutlamaya mı?” Kahkahayla güldü sözlerime,

“Belli mi olur karıcım, müşterin çıkarsa neden olmasın?” diyerek gitti.

Neredeyse üç gündür sevişmiyorduk. Yavaş yavaş kudurmaya başlamıştım. Yatakta yanına yaklaşıyor, sırnaşıyor, oynaşıp baştan çıkarmaya çalışıyordum ama oralı olmuyordu. Yorgunum, uykum var, yarın yapalım… Tam tipik kadın bahaneleriyle başından savıyordu beni…

Restoranda yemek olayını duyunca canlandım biraz… Bütün bir günü tembel tembel kendime bakım yaparak geçirdim. Ağdaydı, kremdi, vücut bakımıydı, epey uğraştım. Akşam kocam geldiğinde ona da gösterdim ne durumda olduğumu, fakat yine umursamadı. Sinirlenmeye başladım iyice…

Cumartesi günü öğleden sonra kuaföre gidip saçıma güzel bir fön çektirdim, makyajımı da orada yaptırdım. Eve geldiğimde Efe de işten gelmiş, duşa girmişti. Ben giyinmeye başladığımda o da gelip gardroptan takım elbisesini çıkardı, giyindi, salona geçti.

Minik siyah elbisemi, tanga külot ve dantel sütyenden oluşan çamaşırlarımı, ince siyah jartiyer çoraplarımı giyinip yanına gittiğimde bana bakıp uzun bir ıslık çaldı. Hayran gözlerle bakıyordu bana,

“Harika olmuşsun Nil… Bir içim su gibisin aşkım…”

“Teşekkür ederim.” dedim. “Sen de pek yakışıklı olmuşsun takım elbiselerle…”

“Eteği çok kısaymış ama… Neyse… İçinde ne var? Göstersene…”

Elbisemin eteğini kaldırıp kocama transparan tanga külodumu ve jartiyerimi gösterdim. Bacaklarımdaki ince siyah çoraplarla, yüksek topuklu siyah lame iskarpinlerimle güzel, kışkırtıcı görünüyor olmalıydım ki, kocamın gözleri parlamaya başlamıştı.

“Off… Bebeğim, tam sikilecek kadın olmuşsun.” dedi.

“Onun için mi kaç gündür sikmiyorsun beni, ellemiyorsun hiç…” dedim ben de…

“Mermilerimi bu geceye sakladım Nil… Biliyorsun, fazla kurşunum yok karıcım.”

Çıkıp arabaya bindik. Lüks bir otelin önünde durup indiğimizde biraz şaşırdım. Efe’ye,

“Otele neden geldik? Hani yemeğe çıkacaktık?” dedim.

“Otelin restoranında yemek için rezervasyon yaptım karıcım…” dedi. “Bugün özel bir gün olacak. Hadi gel doğum günü kızı…” diyerek elimden tuttu, otelin restoranına götürdü beni… Anlaşılan benim doğum günü epey pahalıya patlayacaktı. Aman neyse diye düşündüm. Her zaman olmuyor ya…

Her şey çok güzel geçti. Otelin restoranı her şeyiyle güzeldi. Yemekler, şık garsonlar, masada mumlar, bir kenarda gitar çalan bir müzisyen, harika ambiyans… İçtiğim şarap başımı döndürmeye başlamıştı ki, Mert dansa kaldırdı, müzik eşliğinde dans ettik beraber… Masalardaki insanlar gülümseyerek bakıyorlardı bize…

Harika bir akşam geçirdik kısacası… Yemek bitti diye üzülüyordum ki kocam elimden tutup asansöre götürdüğünde şaşırdım,

“Nereye gidiyoruz Efe?”

“Aşkım… Bu gece otelde kalıyoruz. Oda ayırttım. Bu gece bizim gecemiz… Sana değişik bir doğum günü yaşatayım dedim. Nasıl, hoşuna gitti mi?”

Etrafımızdaki insanlara rağmen sarılıp dudaklarından öptüm kocamı,

“Teşekkür ederim, çok ince düşüncelisin kocacım…” dedim. “Merak etme, bu gece özel olarak teşekkür edeceğim sana… Bayılacaksın…”

Odamızın olduğu kata çıktık, odaya girdik. Güzel, lüks döşenmiş, geniş bir yatak, üzerinde bir meyve sepeti olan sehpa, koltuklar, jakuzili bir banyo… Muhteşem…

“Maaşını buraya mı verdin yoksa Efe? Çok lüks her şey… Çok pahalı olmalı…”

Arkamdan gelip sarıldı kocam… Çıplak enselerimi, boynumu öpüyor, memelerimi avuçlayıp okşuyordu.

“Merak etme karıcım…” dedi kulağımı öperken… “Çok ucuza geldi bana, promosyon vardı.” Kollarının arasında dönüp dudaklarına asıldım, öpüşürken boynuna sımsıkı sarıldım. Günlerce sevişmemenin verdiği azgınlıkla saldırıyordum kocama…

“Dur, bekle Nil…” diyerek beni uzaklaştırdı. Nefes nefeseydik. Elbisemin belindeki aynı kumaştan siyah kemeri çözüp çıkardı, beni yatağa oturttu yavaşça…

“Hadi gel seninle oyun oynayalım. Gözlerini bağlamak istiyorum… Çok hoşuna gidecek, inan bana…”

Başımı sallayarak onay verdim. Siyah kumaşı gözlerimi kapatacak şekilde bağladı. Sonra elimi tutup önüne götürdü. Takım elbisenin pantolonunun önü kabarıktı. Siki sertleşmişti kocamın… Kumaşın üstünden okşadım. Fısıldadı,

“Aç… Dışarıya çıkar onu…”

Dediğini yaptım. Fermuarını yavaşça indirdim. Elimi içeriye soktum. Şapşal şey, külot giymemişti altına… Elim direkt olarak sertleşmiş pipisine değdi. Tutup dışarıya çıkardım.

“Aşkım… Bu gece hayatının saksosunu çekicem sana…” dedim. Tam başımı öne eğip bağlı gözlerimle körlemesine ellerimle araştırarak kocamın pipisini bulmuş, dudaklarımı değdirmiştim ki,

“Dur bebeğim…. Bekle… Güzel bir müzik açayım önce…” diyerek çekildi önümden… Öylece bekledim. Ne aptal herif, karısı sikini yalayacakken müzik istiyor. Odadaki ses sisteminden güzel bir slow müzik yayıldı. Yumuşacık, insanın içini eriten, ortamı daha da güzelleştiren bir müzik…

Sonra kocamın sesini duydum önümde,

“Geldim karıcım… Hadi bakalım… Kaldığımız yerden devam edelim. Göster marifetlerini… Aç ağzını benim azgın orospum, sikimi ağzına sokayım.”

Ağzımı açıp bekledim. Kocamın iyice önüme yaklaştığını hissettim. Bacaklarımı araladım iyice yaklaşması için… Ellerimi uzatıp pantolonundan tuttum. Dudaklarıma değdirdi sikinin başını… Sıcak etin temasını hissedince ağzımı açtım. Dilimi uzatıp o sıcaklığı yalamak istedim. Dilimin ucu sikinin başına değdi ama ağzıma sokmadı. Öylece temas edip bırakıyor, ileri gitmiyordu. Dilimi uzatabildiğim kadar uzatıp yalamaya, dudaklarımı aralayıp ağzıma almaya çalışıyordum. Gülerek,

“Hadi Efe… Bırak yalayayım sikini… Hadi aptal, harika bir saksoyu kaçırıyorsun.” dedim.

“Tadını çıkarmaya çalışıyorum ben de Nil… Öyle güzel ağzını açıyorsun ki… Tam bir orospu gibisin şu anda… Dur, seni videoya çekeyim. Bekle…”

“Hadi ama…” diye inledim. “Üç gündür sikişmedik. Canım fena halde sevişmek istiyor. Bırak oyun oynamayı… Sikeceksen sik… Amımdan sular akıyor artık, külodum ıslandı…”

“Canım… Sabaha kadar benimsin sen… Acele etme… Vibratörü de getirdim yanımda… Yarrağa doyurucam seni… Hadi yala bakalım, eve gittiğimizde bu videoyu izleticem sana… Harika bir orospunun harika saksosu…”

“Ohh… Hadi ver şunu ağzıma da, sakso gör sen…” diyerek ağzımı açtım yine… Dilimi uzattım. Dilimin ucuna değdirip çekiyordu sikini…

“Kızmaya başladım ama… Ver şunu artık… Yalayıp boşaltayım, sonra da sen beni hallet vibratörle… Dayanamıyorum.”

“Peki karıcım… Oh, bebeğim benim… Al sikimi… Em yarrağımı…”

Birden sikini ağzıma dayayıverdi. Fakat bir tuhaflık vardı. Kocamın ağzımın içinde kaybolan on santimlik pipisi girecek diye öylesine açtığım dudaklarımı zorluyordu alet… İyice açmak zorunda kaldım ağzımı… Kocam iki eliyle saçlarımdan tutup kendine çekti. Dudaklarımın arasından zorlayarak giren kocamın pipisi olamazdı. Bu… Bu büyük bir erkeklik organıydı. Bunca zamanlık kocamın pipisini yalaya okşaya öğrenmiştim artık, ağzımın içine giren, zorlayan o değildi.

“Hey, ne oluyor? Ne bu Efe? Sen değilsin, senin sikin değil bu…” diyerek ellerimi yukarıya kaldırdım. Gözlerimi bağladığı siyah kumaşı çözmeye yeltendim. Birden ellerimi bileklerimden tuttu. Ben daha ne olduğunu anlamaya çalışırken ellerim arkamda bağlanmıştı bile…

“Efe… Bırak şu ellerimi çöz hemen… Gözlerimi aç… İstemiyorum. Bırak beni…” diye bağırmaya başlamıştım ki, ağzımı eliyle kapattı. Sesimi çıkaramaz oldum. Aptallaşmıştım. Hala ne olduğunu kavramaya çalışıyordum. Ellerim arkamda bağlıydı ve bir el onları tutup kıpırdamama izin vermiyordu. Bir el ağzıma kapanmış, bağırmama engel oluyordu.

“Bebeğim. Kendini rahat bırak…” diye fısıldadı kocamın sesi… “Bağırma… Karşı koyma… Doğum günü sürprizine hazır ol… Başlıyoruz…”

Başlıyoruz? Kim başlıyor? Neler oluyor?

Birden ağzımı kapatan el çekildi. Hemen arkasından az önce dudaklarıma dayanan penisin temasını ağzımda hissettim. Otomatik bir refleksle ağzımı açtım, içeriye girmesine izin verdim. Evet… Kocamın siki değildi bu… Başı zorlayarak girmiş, bir yumruk gibi ağzımın içinde duruyordu. Dilimi hareket ettirdim ağzımın içinde… Emdim. Dışarıya çekti. Dilimi uzatıp peşinden gittim. Yaladım.

“Kim olduğunu bilmiyorum.” dedim ağzıma dayanan sikin sahibine… “Ama kocaman bir sikin var anlaşılan… Pezevenk kocam beni sana ikram ettiğine göre, zevk almaya bakalım. Sana da, kocama da zevk vericem. Bu gece bizim gecemiz…”

Ben ağzıma dayanan penisi yalayıp emmekle uğraşırken, arkamda bağlı duran ellerimde bir sıcaklık hissettim. Bir tane daha penis… Parmaklarıma değiyor, avuç içimi okşuyordu. Parmaklarımı aralayıp tuttum, avucumun içinde kalın bir alet vardı. Görmesem bile büyüklüğünü hissediyordum. Ateş gibi yanıyordu.

“Ne oluyor Efe? Ne yaptın sen kocacım? Kaç kişi var yanımızda? Doğru söyle bana…”

Cevap veren olmadı. Sadece solumalar… Sağımda solumda nefes alıp veren erkeklerin kısmaya çalıştıkları zevk inlemeleri… Sonra bacaklarım çoraplarımın üzerinden okşana okşana biraz zorlayarak aralandı. Bacak içlerimde çıplak bir tenin sıcaklığını duydum. Offf… İyice açtım bacaklarımı… Elbisemin eteğinin altına girmişti o sıcacık eller… Külodumun üstünden kadınlığımı okşadı parmaklar…

“Mmmm…” diye inleyerek arkaya, avucumun içine verilen kalın penisin sahibinin kucağına kaykıldım, erkekliğini hırsla sıktım. Ağzımın içindeki erkek organı yüzünden boğuk çıkmıştı sesim…

Bacaklarımı okşayan eller kalçalarımdan tutup biraz öne çekti, yatağın kenarına getirdi popomu, bacaklarımı iyice araladı. Artık daha rahat çalışabilirdi bacak aramda… Arkamdaki nazikçe hafif öne iterek arkamdan çekildi, vücudumun üst kısmını yatağa yatırdı. Ayaklarım yere basıyordu.

Önümdeki erkeğin elleri tekrar çoraplarımın üzerinden bacaklarımı okşayarak içeriye daldı. Çorabın dantellerini, jartiyerimin lastiklerini okşadı, çekiştirdi… Bacak içlerimde, çıplak tenimde sıcak ten temasını hissedince zevkle ürperdim. Parmaklar külodumu araladı, amımın dudaklarında sıcacık bir dilin temasını hissettim.

“Ohhh… Çok güzel… Devam et… Yala amcığımı… Sakın bırakayım deme.”

Bu arada iki yanımdan iki sertlik ağzıma dayanmış, dudaklarımı, yanaklarımı okşuyorlardı. Başımı sağa sola çevirip onları yakalamaya, dudaklarımı okşayan aletlerini ağzımın içine almaya çalıştım. Benim oral sekse ne kadar iştahlı ve hevesli olduğumu anlayan erkekler sırayla ağzıma sokmaya başladılar aletlerini…

Birini ağzımın içinde yalayıp emiyor, gırtlağıma kadar almaya çalışıyordum bir süre… Arkadan ağzımdaki çıkıyor, diğeri giriyor, aynı işlemi ikinciye de uyguluyordum. Ah, onları ellerimle tutup okşamak, ağzıma kendim sokmak isterdim ama ne çare… Ellerim hala bağlıydı.

“Efe… Ellerim arkamda, altımda kaldı. Canım yanıyor kocam… Ne olur, çözün beni… Hem ben de sizi okşayayım, seveyim.” diyerek yalvardım adeta…

Birden bacak aramdaki dilini, diğerleri penislerini çektiler. Ayaklarımdan tutuldu, bir sürü el hoyratça kaldırdı beni, başım yastıklarda yatağa uzatıldım. Aynı anda kollarımı iki yana açtılar, iki yanımda iki ayrı erkek ellerimi bileklerimden sımsıkı bağlayıp gerdiler.

Heyecan içindeydim. Hiç böyle bir şey yaşamamıştım şimdiye kadar… Çarmıha gerilmiş gibi yatakta yatıyor, kollarımı hareket ettiremiyordum. Bacaklarım ise serbestti.

Categories
Uncategorized

Evli Çifte Yardımcı Oldum

Evli Çifte Yardımcı Oldum

Herkese selam bu yazacağım hikaye 2ay önce başımdan geçti. İnternet ten bir çift ile tanıştık. Uzun süre msn ve telefonda görüştük. ( isimleri güvenlik amacıyla değiştirdim bu çiftin) isimleri Ahmet ve Sevgi. Ahmet 36 yaşında Sevgi ise 35 yaşında çok erken yaşlarda evlenmiş ve tek sorunları olan bir çift . Ahmet erken boşalma sorunu olduğu için Sevgi’yi tatmin edemiyor ve dolayısıyla cinsel yaşamları sıkıntılı bir hale gelmişti. Bir vesile ile İstanbul’a gittiğimde onları aradım ne zaman müsait olacaklarını sordum. Bana 7-8 temmuzda uygun olduğunu ve beni beklediklerini söylediler. Beni Ahmet karşıladı sabahları biraz serin olduğundan omuzlarım biraz üşümüştü. Neyse eve vardık kapıyı Sevgi açtı üzerinde kırmızı uzun bir gecelik vardı kapıda öpüştük. Kendisine çok güzel bir masa çiçeği götürmüştüm. Ona verdim çok teşekkür edip yanağımdan öptü. Eşi Ahmet bana aliciğim kendi karın gibi düşün ve ne yapmak istiyorsan yap ancak ses çıkarmamaya dikkat edelim alt katta komşu var dedi. Sevgi bana dönüp geldin demek inanmıyorum gerçekten yanımdasın beni sikmeye mi geldin dedi evet bebeğim seni sikmeye geldim.deyip dudaklarına yapıştım geceliğini hemen çıkarıp vücudunu rastgele okşamaya başladım yatak odasına geçelim dediler Ok dedim ve odaya geçtik ben hemen Sevgi’nin amını yalamaya başladım. Hayatı boyunca ilk kez bir başka erkek tarafından amına dokunuluyordu.Gerçi eşi amını hiç yalamadığı için amının yalanmasını özellikle istiyordu. Bu esnada benim yarağımı çıkarmış ve ılık olan ağzında yalıyordu inanılmaz bir şey kocası da memelerini okşuyordu. Amı iyice sulanınca kocasına Ahmet benim yarağımı eşinin amına kendin sokmak isterdin hadi tut yarağımı ve karının amına sok dedim ok dedi ve yarağımı eline alıp başını amının dudaklarının arasına koydu hafif yüklendim önce çok dar geldi ardından dibine kadar soktum Sevgi altımda inliyor çılgınca sevişiyordu. Sevgi zaman zaman boşalacak gibi oluyor ve kendini engelliyordu ve böylece yaklaşık 1 saat seviştik. Sevgi çok yoruldum dediği için ben memelerine boşaldım ve üçümüz aynı yatakta uyuduk. yaklaşık saat 10 gibi uyandık önce banyo yaptık sonra kahvaltı. Kahvaltıdan sonra tekrar sevişmeye başladık. bu sefer daha ateşliydik.yaklaşık 20 dk birbirimizi yaladık. ardından ben sırt üstü yattım Sevgi yarağımı eli ile amına doğru tutarak üzerine oturdu. inanılmaz bir hızla zıplıyor adeta yarrağım kırılacak sanıyordum… çok güzeldi kocası bu arada bizi izliyor ve çılgınca bir zevk aldığı her halinden belli oluyordu. bana karımı iyice sik yarağa doyur onu diye sözler söylüyordu. ben de sen merak etme çok güzel sikiyorum dedim ve devam ettim Ahmet gelip karısının ağzına verdi. Sevgi o kadar hızlı idi ki kasıklarım ağrıyordu. bir süre sonra Ahmetle yer değiştirdik. Ahmet sanırım 5 dk sadece amını sikmişti ki ben boşalıyorum deyip kalktı. Sevgi ile yine baş başa kalmıştık Sevgi bana beni şu iki koltuk yanlarının birleştiği yerde sikmeni istiyorum dedi ve ayağa kalktık. bir yastık alıp başının altına bıraktı sırt üstü uzanıp bacaklarını havaya dikti amı kabak gibi ortaya çıkmıştı. bu arada Ahmet ben banyodayım deyip gitti. ben yarağımı Sevgi’nin amına hizalayıp yeniden köklemeye başladım. çok güzel bir ritim yakalamıştık. Sevgi inliyor ancak sesini alt komşular tarafından duyulmaması için bastırıyordu. arada yarağımla dibine vurunca tam da bunu istiyorum deyip o da kalçasını hareket ettiriyordu. Yaklaşık 15-20 dk sonra Sevgiyi inanılmaz bir titreme ve kasılma tuttu. Aşkımmmmm geliyorum ben deyip daha bir sıkı bana sarılmaya başladı…
aaaaaaaaaaahhhhhhhhhhhhh uuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuhhhhhhhhhhhhhhhhhhh harikasın
erkeğimmmmmmmmmmm kocacığımmmmmmmmm diye inliyor ve boşalıyordu. Bu arada Ahmet içeri girdi. Manzarayı görünce karıcığım nasıl iyi sikiyor mu? Diye sordu. Sevgi
oooooooooooooooooohhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh evettttttttttttttttttttttttttttttt Çok harika sikiyorrrrrrrrrrrrrrrrrrrr Ooooooooooooooooooohhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh Ben 10 dk kadar daha o pozisyonda siktikten sonra yarağımı amından çıkarıp göbeğine boşaldım. Ooooooooohhhhhhhhh evet gerçekten çok rahatlamıştık hemen ardından banyo yaptık. Biraz dinlendikten saat akşam 10 gibi tekrar sevişmeye başladık. Yavaş yavaş ve uzunca bir süre birbirimizin vücudunu yaladık. Kocası ile ikimiz ayağa kalkıp Sevgi’yi önümüzde diz çöktürüp yaraklarımızı ağzına verdik bir benim yarağımı yalıyor bir kocasının. Kocası dayanamadı ve yere sırt üstü yattı Sevgi da onun yarağının üstüne oturdu. Ben Sevgi’nin arkasında kalmıştım ve kocasının yarağının onun amına girişini görebiliyordum. Yarağım kazık gibi elimde seyrediyordum. Dayanamadım ve Sevgiye arkadan yaklaşıp yarağımı amına bastırmaya başladım. Kocasına az bekle aynı anda amına sokalım dedim o yavaşladı ve ben de yarağımı bastırmaya başladım. Daha önce porno filmlerde görmüştüm ama bir gün yaşabileceğime asla ihtimal vermediğim bir olayı yaşıyordum ve yarağımı amına sokmayı başardım. Kocasıyla aynı anda amına soktuğumuzda Sevgi çıldıracak gibi oldu. Gerçekten ikisi amımda mı? Diye soruyor bir yandan da eliyle dokunarak zevkini arttırmaya çalışıyordu. Bu şekilde bir süre devam ettik Sevgi bu arada boşalmaya başladı ve bize hadi erkeklerim benimle beraber siz de uçun hadi hadi demeye başladı kocası fazla dayanamadı ve boşaldı ama ben daha boşalmamıştım. Kocasının erken boşalması benim de zevk almamı engellemişti ama yine de sikmeye devam ettim yaklaşık 10-15 dk sonra boşaldım. Ooooooooooooohhhhhhhhhh çok harika idi. Onlarda kaldığım süre içinde iki kez daha sikiştik bu şekilde. Sonra vedalaşma zamanı geldi. Vedalaşıp istanbula geri döndüm. Hala telde görüşüyoruz ve en kısa zamanda yani ilk fırsatta tekrarlamayı düşünüyoruz.